Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
55
Basım Tarihi:
Ocak 2002
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
La Rosa Profunda
ISBN:
9789754709582
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sonsuz Gül
6/10
·55 syf.·
2021 50. kitabı
Tek yıldız kalmayacak gecede. Gece kalmayacak. Ben ölürken dayanılmaz evren de tüm varlığıyla ölecek benimle, Sileceğim piramitleri, madalyaları, Kıtaları ve yüzleri. Sileceğim geçmişin birikimini. Toz edeceğim tarihi, tozu toz. Son günbatımını seyrediyorum şimdi. Son kuşu dinliyorum. Kimseye hiçbir şey bırakmıyorum.
1000Kitap
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Puan vermedi·55 syf.··
2020 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2020 06:38
Ilk Borges kitabi değildi okuduğum. Fakat borgesi tanıyıp anlayıp onun makosenleri ile dolaştığım bir kitaptı Sonsuz Gül benim için. Çocukluğunu da gördüm, çocukken okuduğunda, onu öykü yazmaya iten Don Quijote u da. Su gibi akıp gitti sonsuz gül, sonsuz zamanın içinde bir an gibi. Körlüğünü, aynaları, özlemleri, yaşlılığı, mitolojiyi, doğuyu ve batıyı bir çok şeyi o kocaman evrenine almış yoğurmus kendi hamuruna uydurmuş bir bilge gibi anlatmış dize dize. Vergilius, Aeneis, İskandinav mitolojisi, Feridüddin Attar, mistizm vs gibi isimlerden kitaplardan vs bahsettiğini görünce içim ısındı aşinalık ortak zevkler yakınlık uyandırir çoğunlukla :)) Alef kitabına başlamadan ön hazırlık olsun dedim. Şiir insanın kendini en iyi yansıttığı ruhunu en çok ortaya koyduğu yazım biçimlerinden biri diye düşünürüm her zaman. Daha önce okuduğum Kum Kitabında ona bu kadar ulaşamamış onunla bu denli baş başa kalmamıştım. Borges ile ayrıntılı bilgiyi "Alef" den sonra yazacağım insallah. Şiir seven ben onun dizelerdeki aynalarının yansımasının güzelliğine biraz daha vakıf olup onun görmeyen gözlerindeki sonsuz ışığında düşünmeye devam edeyim , keyifli okumalar.
Edebiyat
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Gözleri Kör Ama Ruhu?
Puan vermedi·55 syf.··
2025 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 19:20
Jorge Luis Borges'in şiirlerinde en çok etkileyen şey, yazarın kendi kimliğini sorgulama isteği ve biçimi oldu. Bazen kendini okuduğu kitapların, bazen de geçmişteki atalarının bir yansıması olarak görüyor. Kör olduğunda yaşadığımız dünyanın renklerini kaybetmiş olsa da hafızasında ki simgelerle çok daha zengin bir hayal dünyası yaratmayı başarmış. Sorgulamaya açık hüzünlü bir eser.
Edebiyat
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Puan vermedi·55 syf.·
2021 45. kitabı
Jorge Luis Borges Sonsuz Gül İlk defa Borges'in bir kitabını okudum. İçindeki şiirleri beğendim. Kısa ama etkileyici bir kitap. Özellikle şiirler edebiyat ve mitoloji harmanlanarak yazıldığı için hoşuma gitti böyle değişik ama çok güzel şiirlerdi...
Edebiyat
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Puan vermedi·55 syf.··
Beğendi
·
2021 653. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 02:07
Eser edebiyat ve mitoloji harmanlanarak yazılmış kısa ama etkileyici. Borges'in olgunluk dönemi şiirlerini bir araya getiren Sonsuz Gül, sıkıyönetim altındaki Arjantin'de yaşanan toplumsal çalkantının izini sürüyor. Sonsuz Gül Borges'in 1974'te Arjantin'deki siyasal şiddet ortamının etkisiyle yazdığı şiirleri bir araya getiriyor. 1 Temmuz'da Juan Perón'un ölümüyle yerine geçen karısı Isabel'in yönetiminde, ülkede antikomünist avı katlanarak artmış, halkı umutsuzluğa sürükleyen "kayıplar dönemi" başlamıştı. Borges şiirlerinde ülkesinin geçirdiği bu zorlu dönemi ele alırken, yine kılıçlar, tılsımlar, kitaplar, aynalar, maskeler gibi tanıdık izleklerden yararlanıyor. Sonsuz Gül'de yer alan şiirler, aynı zamanda yazarın özel yaşamını ve dünya görüşünü yansıtan otobiyografik ayrıntılar da taşıyor. 
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
6/10
·55 syf.··
2019 41. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2019 13:50
Bir şiire yapılacak en büyük kötülük onu bir başka dile tercüme etmek olsa gerek... Ama öbür yandan başka milletlere ait güzelliklerin bilinmesi de önemli olduğundan bir mecburiyet olarak tercüme edilmekte şiirler. Keşke o yetkinliğe sahip olsak ve bu şiirleri yazıldıkları dilde okuyup anlayabilsek.. Ya da -bu konuda bir otorite olmadığımdan sadece tavsiye babında - şiirleri kelime kelime tercüme değil de verilmek istenen mesaja ve duyguya göre mi tercüme etsek.. Herşeye rağmen beğendiğim şiirler oldu ve elbette beğenmediklerim de. Şiiri seven kişilere bir zenginlik olarak okumasını tavsiye ederim.
Şiir
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2020 14:06
Borges'in bir de şiirlerini okuyayım dedim. İyi ki okudum. Anlatımında naiflik, uyum ve sözcüklerle dans eder gibi havası var. Çabuk bitmesin diye günlere yayarak tadımlık okudum şiirlerini. Zaman içinde kör oluşunu ve bu süreçte hissettiklerini şiirlerine yansıtışı çok içtendi.
Edebiyat
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Puan vermedi·55 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 02:38
Jorge Luis Borges ne yazarsa okurum dediğim yazarlardan, bu defa elimde bir şiir kitabı var... Hadi, gelin beraber bakalım bu kitaba... Borges'in Sonsuz gül kitabındaki şiirlerinde, İskandinav mitolojisinden, Yunan mitolojisine, Yunanlı savaşçılardan, güç timsali gösterilen hayvanlara, eser isimlerinden yazarlarına kadar çok değişik konuları görmek olası... Mesela dikkatimi çeken bir nokta Don Kişot üç şiirinde yer almış, kitabın yazarı Cervantes de bir şiirinde. Kitaptaki şiirlerin geneli geçmişe dayalı ya antik çağ, ya kendi geçmişi ama hep geçmişi anlatmış daha doğrusu şöyle diyebiliriz Geçmişte yer alıp da Sonsuzluğa uzanabilenleri şiirlerinde resmetmiş. Borges okumak her zaman ayrıcalıklıdır. Kitapla kalın efenim:)
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
Sonsuz Gül (La Rosa Profunda) Jorge Luis Borges
7/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 23:58
"Hiç kimse göremez sonsuz gülün yüzünü." Sonsuz Gül şiirleri, labirentler, aynalar, zaman ve rüyalar arasında dolaşan, yoğun bir felsefi deneyim sunuyor. Okurken kaybolmayı ve her dizede yeni bir evren keşfetmeyi sevenler için... Borges evrenine hoş geldiniz. Sadece bir kitap değil, bir düşünce biçimi. Borges'in en derinlikli şiirlerinden bir seçki.
Şiir
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma
7/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 00:28
Şairle tanışmam bu kitapla oldu. Annesi İngiliz asıllı olduğu için İngilizceye hakim ve şiirlerinde İngiliz tarihi ve kültürü etkisi fazlaca yer alıyor. Hemen hemen her konuda şiirleri var kitabın içinde. Kısa bir kitap bir okuyuşta biter. Hayvanlar, tarihi kişiler, tarihi nesneler, tarihte vuku bulmuş savaşlar, mitoloji, insan psikolojisi konularını işlemiş.
Sonsuz GülJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 20021,292 okunma

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.