Geçmiş mi geleceğin her şeyi yutan sonsuz boşluğunu, dibi görünmez uçurumunu düşün. Bunlar karşısında böbürlenen, yakınan, feryat eden, kendini boş yere perişan eden bir ahmak değil midir? Sanki dertleriniz çok büyükmüş ve uzun süre sürecekmiş gibi.
Hiç kimsenin başına yaradılış gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez. Diğerlerinin başına gelenler senin de başına gelir, ama diğerleri ya cahillikten ya da zihinlerinin azametini kanıtlamak için sarsılmamış, hiç zorlanmadan katlanmış gibi görünmek isterler. Doğrusunu söylemek gerekirse cehaletin ve kibrin bilgelikten güçlü olması şaşırtıcıdır.
"Yağmur,
Yağmur yağdır ey Zeus,
Atinalıların sürülmüş tarlalarına ve çayırlarına."
İnsan ya hakikaten böyle samimiyetle yakarmalı, ya da hiç yakarmamalı.
Biri arkadaşını gömdü, sonra gömeni de bir diğeri, onu gömen üçüncüyü de birileri gömdü, hem de kısacık bir sürede oldu hepsi. Sözün özü, insani olan her şeyin önemsiz ve kısa ömürlü olduğunu idrak et, dün ufacık bir mukus olanlar, yarın bir mumya veya küle dönüşecekler.