Başlamakta olan bilginin ilk işareti ölmek arzusudur. Bu yaşam dayanılmaz görünür, bir başkası ise erişilmez. İnsan ölmek istediği için utanmaz artık; nefret ettiği eski hücresinden alınıp ilk işi nefret etmeyi öğreneceği yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır. Bunda inanca dair bir kalıntı etkili olur, nakli sırasında efendi tesadüfen geçitten geçerken tutukluya bakıp şöyle diyecektir: "onu bir daha hücreye kapatmayın. Bana geliyor."
"Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün; Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.
Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da."
#ülkütamer
Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adini bile duymamış
Allah’ın isine bakin
Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgarı, kari
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı
Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrene görsün askı
Ağacı o vakit seyredin.