Elini paraya değdiren onun büyüsüne kapılır, onu seven bütün yaşamı boyunca gücünü ve mutluluğunu paraya hizmet etmek için harcar. Biz konukseverligi, uzattığı her meyve için alofa bekleyenleri hor gören geleneklerimizi sevelim. Birinin her şeyi varken, diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim. Sevelim ki, Papalagi gibi, kardeşi yani başında keder ve acı içindeyken mutlu ve neşeli olmayalım.
Kitabı benden önce okuyan çevremden dolayı, önyargıyla bakmış ve kitabı okumayı ötelemistim. Ancak kitap insanı içine çekiyor ve akıcı bir okuma sağlıyor. Afrika edebiyatindan, sömürgeciliği ve misyonerligi anlatan okunmasi gereken bir kitap. Beyaz adamın gelip, kültürlerini, ailelerini ve kendi kişiliklerini nasil parçaladığını gözler önüne seriyor.
Kitapla iligili en dikkat çekici bulduğum konulardan biri toplumdaki hiyerarşik yapinin parçalanmayı tetiklemis olmasi ve misyonerlerin ilk hedef kitlesi olarak Afrika kültür yapısından canı yanmış kişileri ya da dışlanmış topluluklari seçmesi oldu.