“Bu ev, bazı günler, bazı saatler ona bir mezar gibi görünüyordu. Nefesi darlaşıyor ve sokağa fırlamak, koşmak, haykırmak istiyordu. Ta on dört yaşından beri kalbinde bilmediği yerlerin, görmediği şeylerin, tanımadığı kimselerin hasreti vardı. Fransızca, “Nereye kaçmalı?” sözü dilinde daimi nakarattı.”
“Naim Efendi, eğlenceli meclisleri, ahbap arasında sohbetleri, misafirlere ziyafetleri pek severdi. Fakat öyle bir zamanda yaşadı ki, bunların hepsi yasaktı; olmasa bile, eski devrin meclislerini, sohbetlerini, ziyafetlerini, misafirlerini bulmak ne mümkündü ?”
“Zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz ?” Syf.269
Kitap aslında bir toplum eleştirisidir. Toplum olarak sorunumuz eğitimsizlik, okuduğumuzu anlayamamız ve bunu kitap ince esprilerle bizlere aktarıyor.
Kısaca kitabı özetlemek gerekirse Aziz Nesin kitabın kahramanı olan Zübükzade İbrahim üzerinden bizlere bir zübük profili çiziyor ve bunun üzerinden bizleri düşünmeye teşvik ediyor.
“Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.” Syf. 268 Zübük