Aycn sarı

Aycn sarı
@Ayccn
Şehir
"Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim," dedin, "bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet. Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya; Bir ceset gibi gömülü kalbim. Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede? Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam, kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün, boşuna bunca yılı tükettiğim bu ülkede." Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede kocayacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka bir şey umma Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok. Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir, bütün yeryüzünde de.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Afsunlu şey: nasıl seçilen iki sözcük senin bedenin kıpırdanırken içinde titreşen katıksız uyağın armonisine erişebilir? Alnından dal ve lîr tırmanır, Ve yüzünün her tarafı benzetmelerle geçer aşk şarkıları arasından, sözleri bir gülün taç yaprakları kadar hafif, kitabını bir yana atmış birisinin yüzünde dinlenen ve gözlerini kapatmış: Seni görmek için: sanki her bir ayak tüfek gibi sıçramalarla yüklenmiş, fakat ateş etmeden, senin boynun başını tutarken kıpırtısız, dinleyerek: sanki, Ayrılmış bir yerde yüzerken, bir kız, yaprakların hışırtısını duyar, ve dönüp bakar: orman gölcüğü yüzüne yansımış.
Şiir

Aycn sarı

, şu anda okuyor
%60 (57/95 syf.)
Lev Tolstoy
8/10 · 29,2bin okunma

Aycn sarı

, şu anda okuyor
%85 (320/376 syf.)
Zülfü Livaneli
8.3/10 · 43,6bin okunma
Çocukluğumdan itibaren bana verilen dinsel öğreti başkalarında olduğu gibi bende de yok oldu. Şu farkla ki, ben on beş yaşından itibaren felsefi eserleri okumaya başladım ve benim öğretiyi reddedişim oldukça küçük bir yaşta bilinçli bir şekilde oldu. On altı yaşından itibaren dua etmeyi, kiliseye gitmeyi ve kendi irademle oruç tutmayı bıraktım. Bana çocukluğumda öğretilen şeylere inanmıyordum, ama inandığım bir şeyler vardı. Neye inandığımı ise hiç anlatamıyordum. Bir Tanrı’ya inanıyordum ya da daha doğrusu Tanrı’yı inkâr etmiyordum. Ama nasıl bir Tanrı’ya inandığımı tanımlayamıyordum.