Aydan

Aydan
Psikolog
İstanbul
Azərbaycan
42 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 9)
2313 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Aşk mı, Oedipal Bir Saplantı mı?
10/10
·80 syf.··
2025 7. kitabı
Genç ve hırslı bir kimyager olan Ludwig, yoksullukla geçen zor bir çocukluğun ardından azmi sayesinde büyük bir fabrikanın müdürü olan Bay G.’nin özel asistanı konumuna yükselir. Stefan Zweig bu yükselişi yalnızca sınıfsal bir başarı hikâyesi olarak değil, aynı zamanda güçlü bir baba figürünün gölgesinde şekillenen kırılgan bir ruhsal yapı olarak kurgular. Bay G., Ludwig’i yoksulluğun içinden çekip çıkaran, ona meslek, statü ve gelecek vaat eden otoriter ama koruyucu bir figürdür. Bu yönüyle yalnızca bir patron değil, Ludwig’in bilinçdışında yer eden simgesel bir “baba” konumundadır. Freud’un Oedipus kompleksi kuramında çocuk, bir yandan baba figürüne hayranlık ve özdeşim geliştirirken, diğer yandan anne figürüne yönelen bastırılmış bir arzu ve buna eşlik eden suçluluk duygusu taşır. Zweig, Ludwig’in ruhsal çatışmasını bu klasik üçgen üzerinden incelikle kurar. Ludwig’in Bay G.’ye duyduğu hayranlık, minnet ve sadakat, zamanla onun eşiyle kurduğu ilişki aracılığıyla içsel bir gerilime dönüşür. Kadın, Ludwig’in gözünde yalnızca arzulanan bir kadın değil, aynı zamanda “yasaklı” bir figürdür; çünkü baba otoritesine aittir. Bu nedenle Ludwig’in aşkı başından itibaren çelişkili bir yapı taşır: hem derin bir çekim hem de yoğun bir suçluluk içerir. Kadının Ludwig’in zihninde “kutsal”, ulaşılmaz ve neredeyse cinsellikten arındırılmış bir “Madonna” imgesine dönüşmesi de bu Oedipal dinamiğin sonucudur. Arzu, doğrudan ve açık bir cinsellikten ziyade idealize edilmiş, yüceltilmiş ve bastırılmış bir hayranlık biçiminde yaşanır. Bu nedenle Ludwig’in aşkı başlangıçta yakıcı bir tutku değil, çocuksu bir bağlılık ve derin bir saygı şeklinde ortaya çıkar. Arzunun açıkça dile getirilebilmesi ve bedensel bir talep hâline gelebilmesi ise ancak Ludwig’in baba figüründen fiziksel ve sembolik
Psikanaliz
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 202033,6bin okunma
Reklam
"Lanet olsun!"- Amerikan dublajı ile.
10/10
·198 syf.··
2021 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 03:03
Aslına bakarsanız kitabı yer yer Amerikan dublajı ile okuyordum ve bu beni eğlendirdi. Hatta sinirlendiğim zaman "Lanet olsun!" diyesim geliyor ve bu yüzden kitabı sık sık hatırlıyorum. O zaman bu durumu bir inceleme ile neden taçlandırmayayım diye düşündüm. Kitabı nasıl okumaya karar verdiğimi hatırlamıyorum kesinlikle. Hep bir kitap seçme hikayem vardır. Bunu düşününce farklı hissettim. Sanki yolda duvarlarda olan yazıları istemsizce okumamız ve ilgimizi çekmesi gibi bir histi. Daha önce incelemeleri okuyup önyargı da toplamamıştım. Kitabın daha önceden yasaklandığını da bilmiyordum. İlgim buna da değildi. Elek velek edip kitapda eleştirecek bir şeyler aramıyordum. Tüm samimiyetsiz samimilere ve daha sonra bana lanet olsun. Yeraltı edebiyatını bilirsiniz, distopik kurgularla eser olağanüstü bir hale getirilir. "Olağanüstü". Dikkatinizi çekmek isterim. Kitap yeraltı edebiyatı değil. Ben yerüstü edebiyatı bile derdim buna. Benden başka kimsenin dikkatini çekmedi mi bu gerçeklik? Tabi ki de çekti. Kahramanımız Holden Caulfield (anti-kahraman sizin (samimiyetsiz samimiler) için) yaşadığı duygular yüzünden insanlık ilişkilerinde neredeyse memnuniyyetsizdir. Yaşadığı olaylar ne kadar normal gibi gözükse de onu daha da içsel çöküntü yaşamasına sebep oluyor. Bundan kurtulmaya çalışan Caulfield: "Düşündüm, sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kâğıda yazar, bana uzatırdı. Bundan bir süre sonra sıkılınca da, ömrümün sonuna kadar insanlarla konuşmaktan kurtulurdum. Herkes beni sağır-dilsiz herifin teki sanır, beni rahat bırakırdı." diye düşünüyor. Ama aynı zamanda lösemiden ölen kardeşinin üzerine şiirler yazdığı beyzbol eldivenini de kendinde saklayan biri. İnsanlar
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
6/10
·40 syf.··
2020 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 20:16
Kitabı kardeşimle (9) birlikte okuduk ve o çizdi. Kitabın başlanğıcında birkaç sayfa ebeveynler için öneriler var. Kitabın devamında ise çocuklara seslenilmiş. Her sayfada çocukların yaşadıklarıyla ilgili farklı sorular sorulmuş ve bu sorularla ilgili resimler çizmelerini istemişler. Çocuklar genellikle duygularını sözlerle ifade etmekde zorlardıkları için çoğu zaman resimlerle kendilerini daha iyi ifade ederler. Her resimden sonra bu problemle ilgili öneriler var. Kitabı ebeveynler çocuklarının ruhsal durumlarını daha iyi anlayabilmek için kullanabilirler. Ama kitabı kullanmak isteyenlerin çok detaylı bilgiye ulaşamayacağını da bilmeleri gerekir.
Öfkemi Kontrol Etmeyi ÖğreniyorumMarge Eaton Heegaard · İletişim Yayınları · 201934 okunma
Birçok derdimize deva bulduk!
Puan vermedi·120 syf.··
2020 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2020 16:30
Bu Murat Menteş ile ilk tanışlığım. Ama kendisiyle çok yakın arkadaş olduk şimdiden. Arkadaşlığımızı sürdürmeyi düşünüyorum. Bu kitapda Murat Menteş beni isimlerini sıkca duyduğumuz dahi üstatlarla tanıştırdı. Karşılıklı çay içtik. Sohbet ettik. Bir tek Bukowski ile kadeh kaldırdık. Bu kitapta Murat Menteş -Fârâbî, Shakespeare, Dostoyevski, Hacı Bektaş-ı Veli, Nietzsche, Hüseyin Rahmi, Agatha Christie, Neşet Ertaş Kurt Vonnegut, Orhan Veli ve Bukowski ile sohbet etmemiz için zaman yolculuğuna çıkardı bizi. Aralarından tanıdıklarım, okuduklarım, fikirlerini düşüncelerini bildiğim üstatlar da vardı. Kitabı okuyarak onların yazdıklarını, okuduklarımı hatırladım. Tanımadıklarım hakkında ise bir fikir sahibi oldum. Her birine olan ilgim arttı. Eserleri ile tanışmak için sabırsızlık duyuyorum. Zaten kitap alıntılarla yazılmış bir eser. Murat Menteş bizi aydınlatacak sorular soruyor. Hakan Karataş bize okurken zevk verecek çizimler yapmış. "Derde deva randevu" başlı başına büyük bir emek. Çok ince çalışılmış. Bu 1. ciltti. Bulabilirsem 2. cildi de okumak isterim.
Derde Deva RandevuMurat Menteş · April Yayıncılık · 20193,882 okunma
8/10
·148 syf.··
2020 4. kitabı
Başarının sırrı nedir? İnsan isteğine ulaşmak için nelere katlanır? Peki çok çalışmak her zaman ulaşmak istediğimiz noktaya ulaştırır mı? Kitap Santiago isimli yaşlı, uzun yıllar balıkçılık yapan, son aylarda balık yakalayamayan adamın son balık avından bahsediyor. Çok etkileyici anlatımı olan kitapta bu zor günlerinde hissettikleri ruhumuza dokunuyor. Hissettiklerini hissediyor, sanki hemen yanı başında uçan kuşmuş gibi izliyoruz bu ihtiyarı. Denizin sesini duyuyoruz. Köpekbalığı olup yaşlı adamın arzularına saldırıyoruz. Bu zorlu şartlar, açlık onu arzusu olan en büyük balığı avlamak isteğinden döndermiyor. Sonda yaşanan olaylar insanı düşünmeye zorluyor. Hayata daha realist yaklaşmaya itiyor. Hayat toz pembe bulutlar kadar hoş değil.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202540,9bin okunma
Reklam