Halit makamların kendisini adam ettiği değil geldiği makamların kendisiyle şeref bulduğu eşsiz bir yiğitti.O, makamı olmadan da değerliydi
-Bir örnek verebilir misiniz?
-Hân'ım bazen olur ki işlenmiş değersiz bir taş parçası bir meşhur ustanın eseri olduğundan dolayı altın gibi değerlidir.Ancak ona sadece bir taş parçası olarak bakılırsa bir değeri kalmaz.Altın öyle değildir; onun maddesi ,kendisi ne şekilde olursa olsun değerlidir.Ancak, mesela bir Sultan mührü olursa daha fazla ve farklı bir kıymet kazanırız zaman gelip bir gün bozulsa bile her halükarda yine kendi madeni kadar değerli olacaktır.
Mesela insan zihni o kadar zayıftır ki düz veya doğru denince aklına eğrilik değil hemen düzlük gelir halbuki ok atan yayın doğruluğu eğriliğindendir.
İnsanın büyüklüğünü ne ile ölçeceğiz peki?
-İnsanın büyüklüğü davasının büyüklüğü kadardır makamı büyük olanlar veya hep hak ettiği halde büyük makama gelemeyenler de davaları sayesinde büyüktürler nitekim Hâlid de bu haliyle ancak davası kadar büyüktü.
Dinsizin hakkından imansız gelir derler, çok doğrudur.
Yarın bir başka kadınla evlendiği zaman Safiye Hanım’dan sakladığı paraları ikinci hanım doya doya harcar ve sefasına bakar.”