Ayfer Gallenkuş

"Dünyanın bir yerlerinde, önce geniş ilikler açıp birinin gelmesini bekleyen insanlar da var. Kendilerini bulanların güzel düğmeler yapmasına yardım bile ediyorlar. Yüzüne bakınca ne düşündüğünü anlıyorum. Sistem aynıyken nazik birkaç kişinin birbirine yardım etmesinin ne manası var diyorsun, değil mi? O da doğru. Ama dün dedim ya. Zamana ihtiyaç var." "Ne zamanı?" "Biraz dinlenebileceğimiz zamana. Düşünebileceğimiz, rahatlayabileceğimiz, geriye bakabileceğimiz zamana."
Sayfa 257·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben bir şeyim yokmuş gibi davranınca etrafımdakiler de bir sorun yokmuş gibi hareket etti. Söylememiş olmama rağmen sanki anlamışlar gibi, üzerime titreyerek teselli etmeye çalışıp ne kadar endişelendiklerinden bahsetmediler. Beni olduğum gibi kabul ettiklerini hissettim. Kendimi açıklamak için çırpınmadım ve o an olduğum kişiyi reddetmedim. Yaşım ilerledikçe de düşünmeye başladım." Tamam, hadi, sorayım. Ne düşünmeye başladın?" "Etrafının iyi insanlarla dolu olduğu bir yaşamın başarılı bir yaşam olduğunu. Toplumsal açıdan başarılı olamasam bile, o insanlar sayesinde her gün başarılı bir gün geçiriyorum."
Sayfa 255·Kitabı okudu
“Keşke öyle bir hayat yaşamama izin verilseydi” dedi Minjun. “Nasıl bir hayat ?” diye sordu Youngju. “Bir kereliğine olsun, akıp gittiği gibi yaşayabileceğim bir hayat. Sonrasında da hayalimi kovaladığım bir hayat. Son olarak, özlemini çektiğim, bana en çok uyacak hayat; keyif dolu olan.”
Sayfa 242·Kitabı okudu
Minjun, içine nezaketin karıştığı kahve tadının asla kötü olamayacağını düşünmüştü.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Sizin bahsettiğiniz şey gelişimin temeli. Tam olarak şu anda var olabilmek. Yaptığınız şey bu." "Gelişim mi?" "Herkes anı yaşa der ya. Söylemesi kolay, anı yaşamak ne demek ki? Esasen anı yaşamak, şu anda yaptığımız şeye tüm kalbimizi vermemiz demektir. Nefes alırken sadece soluğumuza, yürürken sadece adım atmaya, koşarken sadece koşmaya odaklanmak demektir. Her seferinde tek bir şeye odaklanmak yani. Geçmişi ve geleceği unutmak." "Ya..." "İçinde olduğu anı yaşayan kişinin tutumu hayata karşı olgun bir tutumdur." "Öyle mi?..." "Elbette." Düşüncelere dalmış Minjun'u izlerken, aniden teatral bir tonla, "Seize the day" dedi Jungseo. Gülerek, "Carpe diem" diye karşılık verdi Minjun. Mr. Keating diyor ya, kendi yürüyüşünüzü bulun. Kendi adımlarınız, hızınız ve yönünüzü. İstediğiniz gibi!"
Sayfa 220·Kitabı okudu