Aylin Altın

Aylin Altın
@Ayl5018
Yaralı yürekler güncesi kitabının yazarı instagram.com/altinaylin?igsh...
Yazar
İstanbul
İstanbul
20 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Altı Harfli Bir Tatlı
Puan vermedi·248 syf.··
2026 8. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı, yalnızlığın insanın gözünü nasıl perdeleyebileceğini çok içten anlatan bir romandı benim için. Selime Teyze’nin, eşini kaybettikten sonra yaşadığı büyük boşluk o kadar derin işlenmişti ki bazen onun çaresizliğine üzüldüm, bazen anlattıklarıyla gülümsedim. Ancak en çok da, kendi acısının içinde kaybolurken çocuklarının da babasız kaldığını ve aslında onların da annelerine ihtiyaç duyduğunu fark edememesi içimi acıttı. Özellikle Yıldız’ın hissettikleri beni çok etkiledi. Meltem’in kendi yalnızlığından çıkıp Selime Teyze’ye destek olması, iki yaralı insanın birbirine dokunması çok samimi ve gerçekti. Yaralarını konuşarak hafifletmeleri, kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Meltem’in hikâyesiyle birlikte Selime Teyze’nin yeniden çocuklarına yönelmesi ise umut veren bir dönüşümdü. Fakat tam burada hikâyenin biraz yarım kaldığını hissettim. Çocukları annelerini görünce ne hissetti, aralarında nasıl bir konuşma geçti, bunu da okumayı çok isterdim. Bayram olmasına rağmen elimden bırakamadığım bir kitaptı; fırsat buldukça birkaç sayfa daha okuyabilmek için kendime zaman yarattım. Yazarın dili çok sade, akıcı ve içtendi. Okurken hiç yormadı, aksine insanı hikâyenin içine çekti. Finalde Meltem’in acılar içinden geçip umutlu bir sona ulaşması güzeldi ama Selime Teyze’nin sonrasında ne olduğu sorusu içimde kaldı. Keşke onun hikâyesi de biraz daha anlatılsaydı diye düşündüm. Yine de duygu geçişleri güçlü, insanın kalbine dokunan ve uzun süre etkisi devam eden bir kitaptı.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
AFİRA
10/10
·144 syf.··
2026 7. kitabı
Bir kadın… Öldürülen annesinin ardından adalet savaşına baş koyuyor. Sadece kendi acısı için değil, başka kadınlar ölmesin diye. Afira Ateş… Bir avukat, bir evlat ve en önemlisi adaletin peşinden giden güçlü bir kadın. Bu kitap beni derinden sarstı. “Bazı kadınlar doğru evde ölür.” Bu cümle aslında her şeyi anlatıyordu. Üç kardeşin annesiz kalması… En acısı da mutlu bir aile olduklarını sanarken, aslında çocukları için mutlu rolü oynayan bir annenin varlığı. Ve o annenin katilinin, çocuklarının babası olması… Bu gerçekle yüzleşmek insanın içini paramparça ediyor. Kitapta sadece bir kadının değil, birçok kadının hikâyesi var. Bir kadını kurtarmaya çalışırken, hasta ruhlu bir adamın kendi ablasını öldürmesi… Tüm bu karanlığın içinde Afira’nın, içinde küçücük bir kız çocuğu olmasına rağmen dünyaya kafa tutması… Asla vazgeçmemesi… Bu kitap bana şunu hatırlattı: Kadınlar sadece anne oldukları için değil, var oldukları için güçlüdür. Biz kadınlar hayatımız boyunca evlatlarımız için varız, evet… Ama bu, sessiz olmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Kadın, evde bir eşya gibi susmak zorunda değildir. Namus, şeref, gurur adı altında kurban edilmek zorunda değildir. Sevdiği uğruna yok olmak zorunda değildir. Kitabın son sayfasını kapattığımda derin bir nefes aldım. Çünkü yazar sadece yazmamış… Adeta yaşatmış. Her satırında bir çığlık, bir umut, bir direniş vardı. Kadının attığı her kahkahanın etrafında çiçekler açabileceğini, namusun sadece kadına yüklenen bir kavram değil; insanın vicdanında taşıması gereken bir değer olduğunu öyle güzel anlatmış ki… Bu kitap bana şunu hissettirdi: Kadınlar ölmek için değil, yaşamak için var. Hiçbir kadın celladına âşık olmamalı. Afira’nın hikâyesi, yüreğimin bir köşesinde, zihnimin en derin yerinde kalacak. Yazarın yüreğine, emeğine ve
AfiraMucize Fatma İnan · DOA Yayınları · 202612 okunma
Gizli Yara
Puan vermedi·243 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap Yorumu – Gizli Yara Gizli Yara, daha ilk sayfalarında insanı yakalayan bir kitap. Hayatın telaşı içinde aslında neyin önemli olduğunu nasıl göz ardı ettiğimizi, “daha zamanı var” diyerek ertelediğimiz duyguların ağırlığını hissettirerek başlıyor. Üniversite öğrencisi bir gencin, Bosna’dan Türkiye’ye gelen komşusuyla tanışmasıyla açılan hikâye; vapurda karşılaştığı yaşlı adamla yaptığı sohbet ve gazetede gördüğü o korkunç haberle derinleşiyor. İstanbul’da yaşanan o trajedi… 20 yaşındaki bir genç kızın doğum gününden dönerken saldırıya uğraması, taciz edilip öldürülmesi… Savaştan kaçıp hayatta kalmayı başaran bir hayatın, bu kez İstanbul’da son bulması… İşte o satırları okuduğum anda kitap beni içine çekti. Sırp genci Dejan ile Boşnak kızı Zerina’nın aşkı, ilmek ilmek işlenmiş bir acı hikâyesi gibi yüreğe dokunuyor. Bazı acıların gerçekten tarifi yok… Hele ki Dejan, sevdiği kadın Zerina’yı ve kızı Amra’yı kaybettiğinde aslında her şeyini kaybediyor. Bosna’da savaşın ortasında yaşanan zulüm, tecavüz ve işkenceler… Komutan Dejan’ın yıllar sonra gerçekle yüzleşmesi… Kayıpların yıllar sonra farklı kimliklerle ortaya çıkması… Bazı insanların kaderinden kaçamayışı, sadece ona geç kalışı… “Gizli Yara”, okuyucuyu bambaşka bir dünyaya götürüyor. Savaşın ortasında yaşanan acılar, bir babanın evladının hayatını nasıl yok edebildiği, yıllar sonra yavrusuna kavuşmanın yükü… Bir annenin karnındaki bebeğiyle kaçışı ve sonunda İstanbul’un ortasında evladını bir caniye kurban vermesi… Bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; yüreğe dokunuyor, iz bırakıyor. Furkan Koç, bu eserinde bana çok derin duygular yaşattı.
Gizli YaraFurkan Koç · Tilki Kitap · 202612 okunma
Bekle Beni
Puan vermedi
"Bekle beni, döneceğim, Bütün direncinle bekle beni Bekle hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Kara kış üşütürken bekle Sarı sıcaklar yakarken bekle , Kimseler beklemezken bekle beni ," , Livaneli bekle beni kitabı bu sefer değişik bir tat bıraktı bende bütün kitaplarını okuduğum yazarın bu kitabı için güzel akıcı hikaye diyorum,. ama diğer kitapları gibi değildi ama güçlü kalemi akışı insanı içine alıyor . okumaya değer Leyla ile selimin hikayesi
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Aynada ki buğu
Puan vermedi
Yüreğimde en derin izleri bırakan tasavvuf eserleri denince, Veysel Karani ile başlayan ve her defasında kalbime dokunan büyük üstat Sinan Yağmur geliyor aklıma.  Aynadaki Buğu yine yüreğimde çok güzel bir iz bıraktı.Konuk olarak katılacağım programa giderken yol arkadaşım oldu bu kitap. Son sayfasını kapattım ama kitap bitti diyemedim; çünkü içimde bıraktığı duygular hâlâ benimleydi. Yazmanın insan yüreğine verdiği huzuru kimi zaman gülümseterek, kimi zaman hüzünlendirerek anlattı. Ama en önemlisi, yazarlık yolunda bana ışık oldu. Anlattığı her hikâye, kendi yaşanmışlıklarından süzülmüş birer ders gibiydi. Yazarın tüm eserlerini okudum; fakat Aynadaki Buğu, onun yüreğine daha yakından bakmamı ve bazı şeylerden vazgeçmemem gerektiğini bir kez daha anlamamı sağladı. Yüreğine sağlık @sinanyagmurofficial
Aynadaki BuğuSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 202588 okunma