Aylin'in kitabında kötü, ayıp, günah diye kavramlar yoktu. İnsanlar dünyaya, başlarına gelebilecek şeyleri yaşamak için geliyorlardı. Her şey gelebilirdi başlarına. Bu nedenle hoşgörülü olmak şarttı. ~~ ADI AYLİN / AYŞE KULİN
Ben bir kitabı beğenmesem bile beğenmediğime dair yorum yapmam,yapmadım şimdiye kadar. Ama bu kitapta kendimi çok zor tuttum görüyorum ki yalnız değilim. İlk 30 sayfasında beni yordu bütün şevkimi kırdı. Birinci kitabı bayılarak 1 günde okumuştum. Bu iki kitabı öğretmenler çocuklara (10-12 Yaş) önerir diye biliyordum zaten birincisi 100 temel eserde , ancak ikinci kitap hiç de çocuklara uygun değil. 12 Yaşında yeğenim de aynı kitabı okuyordu kesinlikle okumamasını için babasını uyardım. Cinsel ögelere çok fazla yer verilmiş , gereksiz uzun uzun cümleler herkesin kafasını yorar. Cümlenin sonuna gelene kadar başını unutuyorum :/ Böyle bir cümle olamaz
''Peki canın yandı mı diye sordu fırından atılmış bez parçaları ve karton kutulardan yaktıkları ateşin yanında , topuklarının üzerine çömelmiş , elindeki çizgi romana kendini kaptırmış gibi görünen ancak duvarın arkasına gidip gelenleri seyreden, mora çalan burnunun ucunda buz saçakları oluşan,küçük,kavruk , gözlüklü oğlan''
Açıkcası bu cümleden sonra kitap benim için bitmiştir. Üzülerek söylüyorum ki yarım bırakılan kitaplar listesine girecek...
"Birden çocuklardan biri bağırdı:
'Şuraya bakın, iki kuş öpüşüyorlar!'
Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasını dönerek, aşağıda cıvıldayıp duran çocuklara baktı.
'Hanginiz söyledi bunu?' diye seslendi. Sıska bir oğlan öne çıktı.
'Ben!' dedi.
'Kuş mu gördün orada?'
'Evet.'
Füreya üşenmedi, indi iskeleden. Çocuğu yanına çağırdı.
'Kuşu nerede gördüğünü göster bakayım.'
Çocuk birkaç adım geriledi. Füreya takip etti çocuğu. Eliyle işaret etti oğlan.
'Nah orada. İşte kuşlar gaga gagaya vermiş öpüşüyorlar.'
Dondu kaldı Füreya. Hiç tasarlamadığı halde, çocuğun işaret ettiği yerde masalsı iki kuş kafası beliriyordu. Tıpkı öpüşür gibiydiler. Haklıydı çocuk."
Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah’ın kendisini
sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız. Şeyh amcasının tecavüzüne uğramış. Bir töre cinayetine kurban gitmek üzere.
"Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır!" sözü verenler... "Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın," diye sitem edenler... "Şimdi uzaklardasın," diyerek hiç dönmeyecek sevgililerine seslenenler...
Onların hikâyelerini paylaşırken, şarkılarında da kendinizi bulacaksınız...