Sitede yaptığım ilk inceleme, Van Gogh aşığı olduğum için bu kitabı puanlayarak geçmem çok büyük vefasızlık olurdu, dolayısıyla uzun bir inceleme olacak… En başta söyleyebilirim ki sayısız kaynak okudum, video izledim Van Gogh’la ilgili, ancak bu eser tamamen birinci dereceden bir kaynak, o yüzden onu başkalarından değil, kendinden tanımanızı öneririm, açıkçası onunla ilgili okuduğum ilk kitap bu olmadığı için biraz suçluluk hissettim. Kitap Van Gogh’un Theo’ya 18 sene boyunca yazdığı mektuplardan oluşuyor. (Bunların aşk mektupları olmadığına dair bir açıklama yapmak istiyorum, bu şekilde kitabı alıp sonrasında yarım bırakan çok kişi var çünkü.) Vincent’in 200’e yakın mektubu bulunabilmiş, Theo’nunsa 40 civarı (Theo’ya kötü laf edilmesin lütfen eminim daha fazladır ama Vincent’ın göçebe yaşam tarzından dolayı -37 sene 38 farklı adres- mektupları kaybettiğini düşüyorum ). Theo’nun yazdıklarını da görmek isterdim kitapta ancak Vincent çok düşünceli adam, mektuplarında Theo’nun bahsettiği konulara da yer vererek bizi iyice aydınlatıyor. Aralarındaki sevgi beni çok etkiledi. Normalde abiler kardeşlerine yardımcı olur ama Theo senelerce abisini maddi manevi desteklemiş, sık sık ziyaret etmiş. Ne isterse yerine getirmeye çalışmış ve belki de 30 değil de 37’sine kadar yaşayabilmesinin tek sebebi. Zaten abisi vefat edince o da acıya dayanamayıp 6 ay sonra vefat etmiş, geride çok sevgili eşi Jo’yu, Van Gogh’un da gözdesi küçücük oğlu Vincent’ı bırakarak…
Van Gogh, Hollanda kökenli bir ressam. Ondan önce onunla aynı isimde bir erkek kardeşi oluyor ancak çok küçük yaşta vefat ettiği için ailesi yeni doğan çocuklarına öncekinin anısına ‘’Vincent’’ (Zafer) ismini veriyor. Araştırmacılar, ölen çocuğunu hatırlattığı için annesinin Vincent’ı pek sevmediğini, anne ilgisinden mahrum