İstediğimiz hayatı yaşamanın sadece doğru şeyleri yapmayı gerektirmediğini keşfettim; aynı zamanda bizi yolumuzdan çıkaran yanlışları yapmayı da son vermemiz gerekiyordu. Hepimiz sağlıklı bir salata yerine pasta yemenin bel çevremiz için kötü olduğunu biliriz. Arkadaşlarımızla gerçek hayatta vakit geçirmenin, sosyal medyada amaçsızla dolaşmaktan daha zenginleştirici olduğu konusunda hemfikirizdir. Eğer işimizde daha üretken olmak istiyorsak, zaman kaybetmeyi bırakıp gerçekten çalışmamız gerektiğinin bilincindeyizdir. Ne yapmamız gerektiğini zaten biliyoruz. Bilmediğimiz ise dikkatimizin dağılmasına nasıl engel olacağımız.
Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder.
Annem yanlışlıkla sirke küpünün üstüne bırakılmış ve unutulmuş bir lokum kutusuydu.Babamın tüm ağız kokusuna ekşi suratına ve köpürtmelerine rağmen yıllarca tadından hiçbir şey kaybetmedi.