''Ölülerin sesleri bunlar, bir sürü, bir sürü ölünün sesi.'' Gözlerinin altında gözyaşı keseleri bulunan bay fısıldadı: ''Ölüler, saygıdeğer hanımlar ve beyler. Sayıları pek çok ölü. Geceleyin havada itişip kakışıyorlar. Çok, pek çok ölü. Ve yeri yurdu yok hiç birinin. Bütün kalpler dolu çünkü. Ağzına kadar dolu. Oysa yalnız kalplerde kalabilir ölüler, bu kesin. Ama pek çok ölü var ve bilmiyorlar nereye gideceklerini.''