Yer tuttuğum şu dünya hakkında düşünmek isterim, kendimi merkezde, yekpare ve değişmeyen bir bilincin adresi sayarım ama ne düşünen ben -hiç değilse kısacık bir süre- hareketsiz aynılığımı koruyabilirim, ne de hakkında düşünmeye kalktığım dünya onu düşünmeme olanak verecek kadar hareketsiz kalır.
Conatus gereği eyleyip dururken bu yaşantıyı sözde yüce bir ereğe varmak için kederli bir mesaiye mi dönüştüreceğiz yoksa varılacak yeri bir kenara bırakıp yolda olmanın tadını mı çıkaracağız?
Uygarlığın, otoritelerin, başka kutsalların altında eşinmesi onlara çamur sıçratması, onları alaya alıp küçümsemesi hep kendi sefilliğini, ahlaki döküntülüğünü meşrulaştırmak, örtbas etmek içindir ve ancak son derece kendini beğenmiş, alçak, habis bir yaratık bunu yapabilir.