Kürek mahkumu olmak istiyorum. Beş ya da yirmi yıl, yahut omzumu kızgın demirle dağlayıp ömür boyu küreğe mahkûm etsinler. Ama hayatımı bağışlasınlar!
Bir kürek mahkûmu yürür, gider gelir, güneşi görmeye devam eder.
Kürek mahkûmiyeti! Tabii, evet, ölmeyi bin kez tercih ederim! Kürek mahkûmiyeti yerine giyotin sehpasın, cehennem yerine hiçliği, boyunduruk yerine boynumu giyotin bıçağına teslim etmeyi yeğlerim!
Kürek kemiği, aman Tanrım!
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma. Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, on beş yaşında bir kızın şarkısı yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.