Bir Modern Prometheus Hikayesi

Frankenstein

Mary Shelley
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
Frankenstein'ı okuduğumda, kitabın bir korku hikayesinden çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Mary Shelley'nin yazdığı bu eser, aslında insanlık, yaratılış ve sorumluluk gibi derin konuları sorgulayan bir yapıt. Frankenstein, bilim insanı Victor'un hırsları ve canavarı yaratırken unutmaya başladığı insanlık değerleriyle yüzleşmesi üzerinden, insanın sınırlarını zorlamanın tehlikelerini anlatıyor. Kitaptaki canavar, aslında yalnızlık, terk edilme ve anlayışsızlık gibi duygularla boğuşan bir karakter. Onun “canavarlığı” aslında toplumun ona yüklediği anlamlardan kaynaklanıyor. Bu, bazen insanın ne kadar dışlandığıyla ya da içsel savaşlarıyla ilgili bir yansıma gibi hissettirdi. Mary Shelley, korku unsurlarını çok ince bir şekilde kullanarak, hem Victor'un hem de canavarın psikolojik derinliklerini çok iyi işliyor. Zaman zaman karakterlere karşı empati duymaktan kendimi alamadım. Kitabın sonunda, insanın hırslarının ve bilinçli veya bilinçsiz yarattığı şeylerin, ne kadar yıkıcı olabileceğini daha iyi anladım. Kısacası, Frankenstein sadece bir korku romanı değil, insanın kendi yarattıklarıyla yüzleşmesinin, içsel karanlıklarını anlamasının da derin bir hikayesi. Kesinlikle okunması gereken bir klasik.
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Puan vermedi
Frankenstein, yalnızca bir korku romanı değil; insanın bilgiyle kurduğu tehlikeli ilişkiyi, yalnızlığı, dışlanmayı ve ahlaki sorumluluğu sorgulayan modern bir tragedya olarak okunabilir. İnsanın “yaratma” arzusunun psikolojik ve toplumsal sonuçlarını anlatır. Romanın merkezinde Victor Frankenstein vardır. Victor, bilimsel hırsı nedeniyle doğanın sınırlarını aşmaya çalışır ve ölü beden parçalarından bir canlı yaratır. Ancak ortaya çıkan varlık beklediği gibi “mükemmel” değildir. Çirkin görünüşü nedeniyle hem Victor tarafından reddedilir hem de toplum tarafından dışlanır. Romanın asıl trajedisi de burada başlar: Shelley, canavarın doğuştan kötü olmadığını, toplumun onu kötüleştirdiğini gösterir. Eserde dikkat çeken en güçlü unsur, “canavar” kavramının ters yüz edilmesidir. Fiziksel olarak korkutucu olan yaratık, duygusal olarak çoğu insandan daha hassastır. Sevgi görmek, kabul edilmek ve anlaşılmak ister. Ancak sürekli aşağılanması ve yalnız bırakılması onu öfkeye sürükler. Bu yönüyle roman, insanın psikolojik yıkımında toplumsal dışlanmanın etkisini güçlü biçimde işler. Shelley burada şu soruyu sordurur: Gerçek canavar kimdir? Yaratılan mı, yoksa onu sorumsuzca yaratan mı? Mary Shelley’nin bu romanı yazdığı dönem düşünüldüğünde eser daha da etkileyici hâle gelir. Sanayi Devrimi’nin hızlandığı, bilimin insan hayatını dönüştürmeye başladığı bir çağda Shelley, ilerlemenin etik sonuçlarını sorgulamıştır. Bu nedenle roman bugün bile yapay zekâ, genetik mühendisliği ve biyoteknoloji tartışmalarıyla ilişkilendirilmektedir. İnsanlığın “yapabilir olmak” ile “yapması gerekmek” arasındaki farkı unutmasının sonuçlarını erken bir şekilde göstermiştir. Sonuç olarak Frankenstein, korku unsurunun ötesinde felsefi, psikolojik ve toplumsal katmanları olan güçlü bir romandır. İnsan
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Ben müşfik ve iyiydim; ıstırap beni bir iblise çevirdi
10/10
·306 syf.··
2025 13. kitabı
·
601 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 14:12
Hazırlık senemde Yaratığın (canavar demek içimden gelmiyor esas canavarın Frankenstein olduğuna dair düşünüşüm sebebiyle) gerçekten de Yaratıcısının onu andığı gibi bir iblis olup olmadığıyla ilgili bir essay hazırlamam sebebiyle cok içli dışlı olduğum bir kitaptı ancak tümüyle ancak bugün bitirebildim. Daha önce hiçbir karakterden Frankenstein kadar nefret ettiğimi ve daha önce hiç bir karakterin de Yaratık kadar bende sempati uyandırdığı sanmıyorum. İnsanoğlunun Yaratıcı rolüne bürünmesinin tehlikeleri ve ızdırapları daha iyi biçimde anlatılamazdı diye düşünmekten alamadım kendimi kitabı okurken. Herkesin hayatında en azından bir kere okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ve Frankensteindan bahsetmişken Yitirilen Cennetten ( Paradise Lost) bahsetmemek olmaz. Yaratığın okuduğu 3 kitaptan biri olan bu kitaba çokça kez hem Yaratık hem de Frankenstein göndermede bulunduğundan daha iyi bir deneyim için Yitirilen Cennetin kesinlikle önceden okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu iki kitap da Yaratılan ve yaratıcı ilişkisini ta ruhunuzun derinliklerinde hissetmenizi sebep olacak bir dille ve olaylar akışında yazıldığından en sevdiğim kitaplar kategorisine girmiş durumdalar o essayi yazdığımdan beri. Kesinlikle tavsiye ederim.
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
10/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 02:39
FrankensteinFrankenstein herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Başarı hırsı, bir gencin kendi hayatını kabusa çevirecek bir yaratığı canlandırmasıyla başlar ve son bulur. Herkesin kendisinden bir parça duygu bulacağı bu roman, bende sarsıcı bir iz bıraktı. Oldukça akıcı bir üslupla yazılmış ve edebi yönü de oldukça güçlü bir kitap olmuş. Muhteşemdi. Okayacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Bilim-Kurgu
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Aslında Frankenstein
Puan vermedi·306 syf.··
2024 15. kitabı
“Gotik edebiyatının bilimsel ilk başyapıtı sayılan Frankenstein eseri günümüzde yediden yetmişe herkesin bildiği bir eserdir. Fakat bu eser hakkında bildiklerimizle bilmediklerimiz eşdeğerdir. Mesela Frankenstein aslında yaratılan canavar değil, yaratıcısının ta kendisidir. Günümüz dünyasında Frankenstein’ın neden yaratılan canavar olarak nitelendirildiğini açıklamak isterim. Doktor Frankenstein canavarını hırsının ve kibrinin kurbanı olarak yaratır fakat yarattığı bu canavardan tiksinti ve iğrençlik duygusuyla kaçacaktır. Canavar daha sonrasında insanların yaratıcısının, yarattığı canlıları sevdiğini ve onları yalnız bırakmadığını öğrenir. Fakat kendisi için bu durum aksidir hatta kitapta da çok sorgulandığı üzere kendisi için ölümden sonraki hayatın ve bu dünyadaki amacın ne olduğunu bilemez. Bu durum onun tüm iyi ve saf duygularını öldürür ve onu acımasız bir katile dönüştürür. Aslında günümüzde çoğu insanın bir Frankenstein olduğunu düşünüyorum. Yaratıcısının varlığını bilemeyen, onu kavrayamayan ve bu yüzden kötülüğün pençesine düşen ve gerçek bir canavara dönüşen bir Frankenstein. Canavarın ismini yaratıcısından alma sebebi de yaratıcısının inançsız ve hırs kurbanı oluşudur. Tabii ki bu bilimi kötülemiyor aksine hırs ve kibir duygusuyla kullanılan bilimin korkunç bedelleri olduğunu anlatıyor. Günümüz dünyasında bunun örneklerini çok fazla görüyoruz. Bilimin insanlığın faydasına üretilen çoğu şeyi aksine insanların aleyhine kullanılıyor. Doktor Frankenstein kitabın sonunda bu durumu anlayıp açıklayarak arkadaşına asla bunu yapmamasını, bilimin kibir ve hırs duygularından arınması gerektiğini yoksa kendisi gibi acınacak ve sefil bir durumda olabileceğini söylüyor. Ben bu kitapla yaratıcımla aramdaki çoğu karmaşık durumu daha iyi anlamış olduğumu düşünüyorum. Ve
Duygu/Düşünce
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Tavsiye edilir.
Puan vermedi·306 syf.··
2023 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 20:59
Öncelikle bu kitapta öğrendiğim bilgiyi aktarmak istiyorum. Frenkestain dediğimizde aklımıza gelen kafası çivili kişi aslında isimsiz biridir. Frenkestain olarak bilinmesindeki sebep onu yaratan ve romanın baş karekteri olan Dr. Victor Frankenstein'dan geliyor. Bu bilgiden sonra hikayenin akışına değinmek istiyorum. Frenkestain ismi sinema sektöründe hepimizin pek çok kez karşısına çıkmıştır. Ondan dolayı isminede görüntüsünede yabancı olmadığımızı söyleyebilirim. Romanın ilk 100 sayfası Victor'un tıp eğitimi almasıyla kendini geliştirmesiyle başlıyor. Tıp bilimine olan merakı yeni metotlar denemesiyle devam ediyor. Aklına nereden geldiğini pek bilmesekte bir insan yaratma fikrini hayata gerçirmeye çalışıyor. Kanalizasyon da bulduğu ölü insan parçalarıyla bir tüm vucüt oluşturuyor. Ölü haliyle başarıya ulaşmış olsada bu başarısı ona hayat verdiğinde son buluyor ve onun görüntüsünden dolayı dehşete düşüyor. Bulunduğu şehri terk ederek. Yaratmış olduğu canlıyı kaderine terk ediyor. Asıl hikayemizin başladığı yer burası. Bu canlı yetişkin bedenine hapsedilmiş bir çocuk gibidir. Başının çaresine bakarak dünyayı keşfediyor. Bu canlının macerası romanın gövdesini oluşturuyor. İnsan okudukça hiç bitmesini istemiyor. Gerisini siz okuyuculara bırakıyorum. Bu romanı 20 yaşında bir kızın - kadınların özgürce dolaşamadığı bir zamandan bahsediyoruz- yazdığını düşününce ve tıp biliminin gelişmişlik durumunu göz önüne alınca harika bir eser ortaya çıkıyor. Bu romanın Bilim Kurgu türünde olmamasının sebebi tıp biliminin gelecekte ulaşabileceği noktalara değinmiş olmasından dolayıdır diye düşünüyorum.
Bilim-Kurgu
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
Puan vermedi·306 syf.··
2023 19. kitabı
Frankenstein'ı canavarın ismi zannediyordum lakin yanılmışım. Dr Victor Frankenstein kendi elleriyle canavar yaratan bir bilim adamıdır.  Victor bilime çok meraklı bir gençtir ve mutlu kasabasından okumak, bilim adamı olmak için çıkar. Farklı bir keşfin peşindedir, kimsenin yapmadığı bir şeyi yapmak ister ve bir insan yaratma fikri ona çok cazip gelir. Günlerce aylarca çalıştığı labaratuvarında sonunda istediğine ulaşmıştır ama yarattığı varlık insani bir cismi olmayan canavar türlü bir yaratıktır ve ondan kaçar. Fakat nereye kaçarsa kaçsın bir gölge gibi onun peşinden sürüklenip başına nice kötülükler açacaktır.  Kitabı okurken çoğu zaman canavara hak verip ona üzüldüğüm noktalar da oldu. Bu evrende herkesten farklı olup da insanların tiksindigi, sürekli korkup kaçtığı bir varlık olsaydın sen de yaratıcına isyan ederdin.  Kitabı çok severek okudum ve tavsiye ediyorummm:)))
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
8/10
·306 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 15:44
Öncelikle Bu kitap bende güçlü bir empati duygusu uyandırdı. Yaratık üzerinden insanın nasıl “canavarlaşabildiğini” anlatırken bunun aslında doğuştan gelen bir kötülük olmadığını dışlanmışlık, ilgi ve sevgi yoksunluğu gibi duygusal eksikliklerden beslendiğini fark ettirdi. Bastırılan duyguların zamanla öfkeye dönüşmesi ve bu öfkenin kontrolsüz patlamalardan sonra soğukkanlı bir katile dönüşmesi, bence kitabın merkezindeki en etkileyici düşüncelerden biriydi. Ayrıca yaratığa karşı empati duymam, onun yaptıklarını haklı bulduğum anlamına tabi ki gelmedi. Masum insanların zarar görmesi, hangi gerekçeyle olursa olsun kabul edilebilir bir şey değil. Ki zaten kitap, tam da bu noktada okuru rahatsız eden bir ikilem sunuyor: Anlamak ile hak vermek arasındaki ince çizgi.. Kitapta canavarlık, yalnızca yapılan eylemler üzerinden değil; insanın iç dünyasında yaşadığı çatışmalar üzerinden de ele alınıyor. Vicdan, pişmanlık ve iç sorgulamalar, karakterlerin tamamen duygusuz ya da tek yönlü olmadığını gösteriyor. Yani korkudan çok psikolojik bir derinlik sunuyor. Bilim insanının tarafından baktığım da ise bilgiye ve keşfe karşı duyulan yoğun bir açlık ön plana çıkıyor. Bir şeyler ortaya koyma arzusu duyuyor ve bu da sınırlarını zorlamasına ve kendini tamamen bu amaca adamasını sağlıyor. Ancak bu süreçte ortaya çıkan şeye karşı sorumluluk almıyor ve sonuçların ne kadar yıkıcı olabileceğini de görüyoruz. Frankenstein korku türünde anılsa da, bana yoğun bir gerilim ya da ürperti hissi yaşatmadı. Daha çok karakterlerin ruh hâllerini, bastırılmış duygularını ve içsel çatışmalarını analiz ettiğim bir okuma deneyimi sundu. Bazı bölümlerde anlatımın gereğinden fazla uzadığı hissine kapıldım ama genel olarak dili yalın, akışı zorlamayan ve betimlemelere boğulmayan bir anlatıma
Duygu ve Düşünce
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
7/10
·306 syf.··
2021 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2021 19:33
Oncelikle kafamda turlu turlu korku senaryolariyla yola ciktim kitabi okumak icin, cok fazla onyargi olusmus bende kitaba karsi fakat neden nasil olustu dersek ordan burdan okudugum yorumlardan dolayi. Acikcasi kitap korkulacak bi kitap degilmis ya da ben sansurlu ve ozet bi ceviriyi mi okudum bilemicem. Gunumuz ile kiyaslarsak icinde absurd durumlar var neyse elestirmicem. En tuhafima giden ise Safiye oldu, nerden cikti bu anlamadim, Safiyemi anadoluda yasayan bi teyzemi frankenstein icinde okumak da ne bilim yani... burdaki arap ama olsun cok uc noktalar, uzak diyarlar bi anda birlesti icinde. Neyse kitapla kalin.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
8/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 18:58
FrankensteinFrankenstein 1815’te, Sumbawa adasındaki (Endonezya) Tambora yanardağ’ının patlaması sonucunda havaya kül ve kükürt tozu salındı. Bu olay 1816 da dünyanın birçok bölgesinde sıcaklık seviyesini önemli ölçüde düşürdü. Kuzey Amerika’da yaz ayında don olayları, İtalya’da kırmızı renkte kar yağışı, İrlanda’da sekiz hafta boyunca aralıksız yağmur yağmasına sebep oldu. 1816 yılı tarihe yazsız yıl olarak iz bıraktı. 1816’daki ilginç hava Dünya edebiyatında da silinmez bir iz bıraktı. O yıl İngiltere den bir gurup arkadaş yaz aylarını Cenevre de geçirmek için bir araya geldiler. Bu arkadaş gurubunu bir üyesi Mary Shelley di. Mary Shelley o yıllı “ Islak, keyifsiz bir yaz oldu ve aralıksız yağmur, bizi günlerce eve hapsetti” diyerek ifade edecekti. Arkadaş gurubu kötü hava koşullarından kaynaklı olarak evden dışarı çıkamıyor ve günlerini güncel bilimsel konular üzerinde tartışmalar ile geçiriyorlardı. Yine böyle bir günde Galvanist deneyler hakkında ki tartışmadan etkilenen gurup üyeleri korku hikayeleri kaleme almaya karar verdi ve Frankenstein doğdu. Dr. Victor Frankenstein Bavyera’ da yer alan İngolstad üniversitesinde eğitim görürken anatomi ve insan dokusuna ilgi duymaya başlıyor ve bir gün ölü birine hayat bahşede bileceğine inanıyor. Gizli deneyler yaparak iri yarı devasa bir vücut yapıyor ve canlandırmayı başarıyor. Gün gelince Frankenstein tarafından sevilen her şey yarattığı canavar tarafından yok ediliyor. Mary Shelley, Frankenstein karakterini eserinde aslında bir yaratıcı olarak niteliyor. Eser ise tanrıyı oynamaya çalışan insanın kibrinin nelere sebep olabileceğine ışık tutuyor. Boş bir kağıt gibi var olan her bireyin hayat yolculuğunda kendisine dokunan her kalemin bıraktığı izler sonrası iyi veya kötü birey olunuyor. Canavarın hayatında karşılaştığı insanların
İnceleme
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma

Yazar Hakkında

Mary ShelleyYazar · 14 kitap
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler. Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür. Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.