ayşe

İnsan kendi ölçüsü ile kâinatı ölçüyor ve kâinatı sahnesinde yalnız kendini anlıyor. İçimizden başkasını da anlamasını bilen yok gibidir. Varsa da o hükümdardır. Artık o insan yani başkasını anlamasını bilen insan, ne korkaktır, ne haristir, ne âcizdir, ne fanidir, ne de yalnızdır.
Sayfa 33·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dünyamızı hakikatin değil, iştihalarımızın gözü ile görüyoruz. Bu zavallı dünya herkes için başka dünyadır. Karınca için büyük, güneşe göre küçüktür. Bahtiyarlar için güzel, bedbahtlar için kötüdür. Bir tüccar çok kazanmayı muvaffakiyet ve fazilet sayabilir, fukaranın gözünde ise bu istek, kötü bir iştihadır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Sevmiyenler, yaşamayanlardır. Onlar ölü ruhlardır. Her an toprağından taze hayat fışkıran tarlanın üstüne atılmış kuru kütüklerdir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
“hâl, sârî” yani “insandan insana geçici” olduğundan; iyi insanla beraberlik iyi tesire, kötü insanla beraberlik de kötü tesire mâruz kalmaya sebep olur
Sayfa 49·Kitabı okudu
Çünkü ihtiyaç duyulan malzemeyi elde etmek için gereken baskı, kaba dayak veya bedensel işkenceden daha zarif bir şekilde işlemeliydi; düşünülebilecek en saf yalnızlıkla. Bize bir şey yapmadılar, sadece büsbütün bir hiçliğin içine bıraktılar, çünkü bilindiği üzere dünyada hiçbir şey hiçlik kadar böylesi bir baskıyı insan ruhuna uygulayamaz.
Sayfa 46·Kitabı okudu