A

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Aşk, akıl için bir sırrı kadim; Maşuk, aşık için bir ismi azim… Sekerat girdabındaki bir derviş gibi; Aşık, maşukun adını tespih eder de eder Ama ne içinde erir ne sonuna erer Ne onu geçer ne ondan geçer… Halkın gözünde değersiz bir derbeder, Akılsız bir meczuptur o Halbuki uçsuz bucaksız, Dipsiz kenarsız, Hadsiz hudutsuz bir alemde Mahpustur, mahkumdur, mahçuptur o; Kimse bilmez bilemez… Aşk, bir kemend-i esaret gibi görünür sana ama Aslında o madde-i manaya, Cesedi ruha, Aklı kalbe, Görüneni görünmeyene bağlayan bir mirac-ı hürriyettir… Bir yanın zelil olsa da Bir yanın azizdir. Bir yandan yaksa da aşk Bir yandan serindir. Tıpkı bir afyon-u manevi gibi İçine girmekle kalmaz iliklerine siner, Sonrası bir mevtanın sekerat hissizliği sanki Artık donsan da yansan da fark yok gibi… Hasılı kelam, aşk İlahtan insana lütfedilmiş bir haldir, Bunun üzerine söylenecek her söz Ne idüğü belirsiz bir pil-u kaldir.“ Yasin Pişgin
Şiir
Seni yok sanacaklar, sen daha çok var olacaksın. Sezai Karakoç
Hayat
Ben Anadoluyum… Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç… Şükrederek, kalktığım soframda Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç… Hastalarım vardı ölüm yataklarında Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç. Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum, Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç… Devlet denince hep vergi geldi aklıma Jandarma denince kırbaç… En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç. Gittim, yiğitçe döğüştüm gaza meydanlarında Ne tak-i zaferler istedim, ne taç… Savaşta çiğnetmedim hilali düşmanlara Barışta düştü üstüme gölge gölge haç… Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hala Alın terine muhtaç… Ben Anadoluyum, acılı, mahzun; Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç… Yavuz Bülent Bâkiler
Şiir
‘Görünen ardında görünmez öz var...
Düşünce