Asrı Saadet'i özlüyorum, aldığım her nefeste bir daha özlüyorum. Bizler de herkesin birbirine güvendiği bir zamana tanıklık edecek miyiz bilmiyorum, ama o günü görebilmek için yaşıyorum.
Bu kitabı okurken de , sanki Saadet Asrında yaşıyormuşum, Resûlallahın çilesine, mücadelesine şahitlik ediyormuşum, Ebubekir'i, Musab'ı görüyormuşum gibi hissettim.
Bir kez daha Resûlallahın çektiği zorluklara, her şeye rağmen davasını anlatmaya devam edişine, yılmadan İslam davası için mücadele edişine ve hiç karşılaşmadığımız halde bize olan merhametine şahitlik ettim.
Neredeyse her bölümünü gözlerimde yaşlarla okuduğum, siyere oldukça farklı bir soluk kazandıran bir kitaptı Bülbülün Kırk Şarkısı.
Bir şarkı gibi gösterişli, bir şiir gibi ince...
Bir bülbülün, Hz İbrahimden bu yana özlemle beklediği gülü, yani peygamberimizi bekleyişini, bülbülün anlatımından okuyoruz.
Elbetteki peygamberin tavizsiz duruşu daha net bir biçimde anlatılabilirdi. Ama yine de kalbime çok güzel bir biçimde dokundu bu eser.
Özetle; okumanızı tavsiye ederim, huzurlu bir nefes almak için...