II. Dünya Savaşı'nda Hiroşima'yı kasıp kavuran atom bombasının nihai sonuçlarını tarihsel çerçeveden öte bizzat diyarına giderek bulabileceğiniz bir kitap. Gerek mekânı tanıtması gerek duyguları geçirmesiyle zannımca iyi ki yazılmış olan kitap; origami turnalarıyla sağlığına kavuşacağına inanan minik Sadako'nun gerçek yaşam mücadelesi. Zaman ve mekan farklı olsa da insani duygularımız kimi zaman aynı nitelikte olabiliyor. Farklı noktalardan çokça tanıdık gelen Sadako ile tanıştığım için ayrıca şanslı hissediyorum. Yaşamımın bundan sonraki kısmında origami denilince aklıma ilk olarak umut dolu Sadako gelecek.
Bozkırın rüzgarında Anadolu topraklarına kadar sürüklenmiş bir aşk hikayesi. Bir yanda kafasına koyduğu her şeyi yapan ve bu sayede çevresi tarafından deli yürek olarak görülen İlyas, bir yanda aşkına emek veren ve zamanla radikal karar almak zorunda kalan zannımca bir erkekten daha cesur davranabilen naif Asel.
İki insanın farklı yolda yürümeye devam edip en nihayetinde nasıl aynı yola vardıklarını izleten bir kurgu. Aynı yoldayken bile el ele yürümeye devam etmeli mi? Yoksa bir durup, tüm olanları seyredip ayrı yollara devam mı etmeli? Kalemi gezegenin tüm duygularına hitap eden kıymetli Cengiz Aytmatov'un ölümsüz eseri; sahi, sevgi neydi?
9 hikayeden oluşan kitap henüz ilk hikayede iken derin bir nefes verdirdi. Böylelikle kendisiyle bir meselemiz oluştu. O trende Ayçiçeklerine bakan çocukla tanıştım.
Antoine ve Consuelo'nun mektuplarından oluşan bu kitap Küçük Prens'in gerçek dünyasına perde aralıyor. Mektupları okuyunca meselenin kurgu olmadığını anlıyorsunuz. Hayal gücünü zengin yapan şey, sevginin ve özlemin istikrarlı bir şekilde kalpten arındırılmaması imiş.
Kıskançlıklar, nazlar, üçüncü şahıslar, mesafe, para, savaş; özetle gerçek dünyanın gerçek sorunları. İki insan ne kadar büyük bir kaosun içinde kalabilirse, o kadar ayrılan ellerini hep birbirine uzatan bir çift.
Prensin felsefesinde an, Gül'ünü terk ettikten sonra kıymetli oldu; Antoine ve Consuelo'nun 14 yıl içerisinde kısır bir döngü içinde belirli dönemlerde birbirlerinden uzak kalmaları da tesadüf olmasa gerek. Yine de kaderi belirleyen şey kuvvetli hislerden ziyade, dudaklardan hiç geçmeyen cümleler oluyor. Bahanelerin kurbanı bir Gül, geç kalan bir Prens...