Kızın ona yaklaşmasının üzerinden bir hafta geçmişti. Kız fikrini değiştirmiş olabilirdi, kesinlikle fikrini değiştirmiş olmalıydı! Bu maceranın başarılı bir şekilde bitmesinin imkânı yoktu; böyle şeyler gerçek hayatta asla olmazdı.
Ortak şeyleri paylaşan her şey, kendi türünü arar. Topraktan gelen her şey toprağa meyillidir, sudan gelen her şey suya, havadan gelen her şey havaya. Onları birbirlerinden ayırmak için araya engeller koymak, güç kullanmak gerekir. Ateş, barındırdığı ateş öğeleri sebebiyle yükselir , ama yeryüzünde alev almaya hazırdır; biraz kuru olan her madde onu kolaylıkla alevlendirir, zira bünyesinde alevlenmeye mâni olan çok az şey barındırır. Ortak aklı paylaşan her canlı da, doğuştan kendine benzer olanı arar; hatta di ğerlerinden daha fazla arar, çünkü kendine yakın olanlarla karışıp kaynaşmaya diğer varlıklardan üstün olduğu ölçüde hazırdır.
Düşünemeyen canlılar içinde de arı kovanlarına, hayvan sürülerine, kuş yuvalarına ve deyim yerindeyse aşka rastlarız. Çünkü bu sürüleşme aşamasında ruhları vardı ve bitkilerde, taşlarda, odunlarda bulunmayan birleşme dürtüsü çok daha güçlü bir biçimde kendisini gösterdi. Düşünebilen canlılar arasındaysa siyaset, arkadaşlık, devlet idaresi, toplumlar, savaş ve ateşkes antlaşmaları vardır. Daha yüce varlıklar arasında da ayrılmış olsalar da, tıpkı yıldızlardaki gibi bir tür birliktelik mevcuttur. Daha yüce varlıklara doğru ilerleyince, birbirlerinden çok uzak düşmüş olsalar bile, duygusal bir birliktelik bulunabilir.
Ortak şeyleri paylaşan her şey, kendi türünü arar. Topraktan gelen her şey toprağa meyillidir, sudan gelen her şey suya, havadan gelen her şey havaya. Onları birbirlerinden ayırmak için araya engeller koymak, güç kullanmak gerekir. Ateş, barındırdığı ateş öğeleri sebebiyle yükselir , ama yeryüzünde alev almaya hazırdır; biraz kuru olan her madde onu kolaylıkla alevlendirir, zira bünyesinde alevlenmeye mâni olan çok az şey barındırır. Ortak aklı paylaşan her canlı da, doğuştan kendine benzer olanı arar; hatta di ğerlerinden daha fazla arar, çünkü kendine yakın olanlarla karışıp kaynaşmaya diğer varlıklardan üstün olduğu ölçüde hazırdır.
Düşünemeyen canlılar içinde de arı kovanlarına, hayvan sürülerine, kuş yuvalarına ve deyim yerindeyse aşka rastlarız. Çünkü bu sürüleşme aşamasında ruhları vardı ve bitkilerde, taşlarda, odunlarda bulunmayan birleşme dürtüsü çok daha güçlü bir biçimde kendisini gösterdi. Düşünebilen canlılar arasındaysa siyaset, arkadaşlık, devlet idaresi, toplumlar, savaş ve ateşkes antlaşmaları vardır. Daha yüce varlıklar arasında da ayrılmış olsalar da, tıpkı yıldızlardaki gibi bir tür birliktelik mevcuttur. Daha yüce varlıklara doğru ilerleyince, birbirlerinden çok uzak düşmüş olsalar bile, duygusal bir birliktelik bulunabilir.