İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası, Türk edebiyatında benzersiz bir yer tutmuştur muhakkak. Roman, 17. yüzyıl Osmanlısı’nda geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Ancak bu hikayeyi anlatırken gerçeklikle hayal dünyasını bir araya getiriyor. Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin’in maceraları üzerinden kader, özgürlük ve bilinç gibi derin konulara değiniyor. Anar, Osmanlı Türkçesi ile modern Türkçeyi harmanlayarak zengin bir dil kullanmıştır ve okuyucuyu zamanda bir yolculuğa çıkarır. Roman, tarihsel detaylar kadar rüyalar ve felsefi sorularla da dolu. Hayal gücü, özgün karakterler ve sürükleyici hikâyesiyle Puslu Kıtalar Atlası, beni büyüleyen bir eser oldu.