Edebiyat dünyasında bazı girişler vardır ki kitabın ismi bilinmese de o giriş bilinir.İşte Yabancı da o kitaplardan.”Bugün anne öldü.Belki de dün,bilmiyorum.” la başlar yazar anlatımına,aslında bu cümle karakterin iç dünyasını anında sunar bize.Bir karakterimiz vardır ve bellidir birçok şeye “yabancı “ olduğu.Hayatla arasına kırmızı bir çizgi çekmiştir yaşantısına hayattan gelen normal terimleri sokmaz.Sevgilisi vardır Marie ama o Marie’yi asla sevgilisi olarak görmez.Marie ile güzel vakit geçirir ama onu sevmez.Meursault bu yaşantının evrene konulmuş bir yabancısıdır.Bakar,görür,söyler.Kimi zaman istenilen neyse onu, çoğu zaman kaygısızca gerçeği.Anlaşılamaz, bence o ne anlatmaya çalışır kendini ne anlaşılmak gibi bir derdi vardır.Annesinin yaşı,arkasından ne konuşulduğu,Tanrı,sevmek,evlenmek onun için insanların gereksiz yere önem biçtiği kavramlardır,onun bunların hiç biriyle işi olmaz.Fazlasıyla kendi halinde bir karakterin dünyasında, yaşamın anlamsızlığı üzerine düşünmeye hazırsanız buyrun.Kendisi de şöyle der ölümü için:”Benim artık sonsuza kadar kayıtsız kalacağım yeni bir dünyaya doğru yola çıkışlarını haber veriyorlardı.”
İyi okumalar dilerim.Hoş kalın,kitapla kalın.