Gök Börü en duygulu yerinden vurulmuştu. Birdenbire çılgına döndü. Çin subayına dönerek:
-Tek gözlü Onbaşı Gök Börü'yü beğenmiyor musun? diye bağırdı.
Sonra kudurmuş gibi haykırışlarına devam etti:
- İtlerin de iki gözü var ama bu onları it olmaktan kurtarmıyor!
- Çinliler barış için elçi yolladılar. Demek ki savaşmaya niyetleri yok. Bu yorgun argın durumumuzda, uyuyan yılanın kuyruğuna basmakta ne kazancımız var?
- Şerefimizi kazanacağız.
Ölümü alnıma aldım! Şurada tam yüreğimin ortasında bir yangın var. Oyuyorlar gibi yüreğimi. Gitmeliyim. Dayanamam gayrı. Yarın şafaktan kalkıp yollara düşeceğim. Ben kasabaya...