Kafamı uyuşturmaya başladım.Kendimle aramdaki mesafe gitgide artmaya başladı.Bir süre sonra tam ortadan ikiye bölündü hayatım.Bir yanım diğer insanları oyalarken,diğer yanım yavaş yavaş ölüyordu.
Hayatımı her yanından kuşatan gerçekliğin kalın ve aşılmaz duvarlarını güçsüz ellerimle yıkamayacağımı zamanla öğrenmiştim.Bu nefes darlığından,bu iç sıkıntısından kurtulabilmek için kendi kendime hikayeler anlatmaya başladım.Gerçekliği bozarak,ruhumu ayakta tutmaya çalışıyordum.Bu durumla başka türlü yüzleşmeyi göze alacak kadar cesur bir adam olmak isterdim.
Koşuyorum.
Var olmayan bir şeyi kovalıyor ve kendime hiçliği kovaladığımı tekrar tekrar söylüyorum.Kendime durmam gerektiğini de söylüyorum ama durmuyorum.