“Hocalarla, ana babalar bize rahatsız edici bir tonda kendilerinin de bir zaman genç olduklarını, bu yüzden de bu konularda otoriteyle konuşabileceklerini anımsatırlardı. Bu sadece bir dönem diye ısrar ederlerdi. Bu dönemi atlatacaksınız, yaşam size gerçekliği ve gerçekçiliği öğretecek. Ne var ki biz o zamanlar onların bizler gibi olabildiklerini kabullenmeye yanaşmıyorduk ve yaşamı -aynı zamanda hakikati, ahlaklılığı ve sanatı- saygınlıkları tartışmalı hale gelmiş olan büyüklerimizden çok daha açık bir şekilde kavrıyorduk”