Azad Altuğ

Azad Altuğ
@Azadaltu
Vakit gece olunca, Sol'cu bir isyan başlıyor içimde. Kalbimde şiirler yakılıyor, Uykum idam ediliyor sen tarafından… Atakan Gülgar
"Min bikujin, lê vê rastîyê jî bizanin ku bi kuştina min bi hezaran kurd dê ji xewa giran şiyar bibin. Ez pir kêfxweş im ku bi serfirazî û di rêya azadîya Kurdistanê de canê xwe feda dikim." #LeylaQasim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kutsal kitapları ve öğretileri bu peygamberden gelir ve şöyle derdi: "Ey insanlar, ateşten sakınınız, düş kırıklığı ve yalandan ibarettir, yakında sanırsınız oysa uzaktadır, uzakta sanırsınız oysa yakındadır, ateş, büyü ve sihir demektir, ateş, kan ve işkencedir. Kurban ateşinin yükseldiği tapınakların çevresinde toplanmayınız, yaratıcının hoşuna gider diye yaratıkların boğazını kesenlerden kaçının, kurban kesenlerden ve öldürenlerden ayrılın. Ateşin görüntüsünden kaçın, daha çok suyun yolunu izleyin, su neye dokunsa ilk günkü saflığını verir, her hayat suda doğar. Aranızdan biri kötü bir hayvan tarafından ısıtıldığında hemen en yakın suya koşsun, Ulu Tanrı'nın adını söyleyerek ve ona inanarak suya dalsın, aranızdan biri hastaysa, nehire yedi kez dalsın, ateşi suyun serinliğinde geçecektir.
Dedem ölmemişti. Babam benden gençti henüz. "Dağlar dilsiz ustalardır ve suskun öğrenciler yetiştirirler" diyen Goethe'yi okumadan, bu iki insandan öğrendim kuyularm dilini. Annem, ahırdaki ineklere, bahçedeki domateslere biberlere ve çocukların açlıklarına iliklenip çözülen bir sedef düğmeydi. Evlerden birer tanrı suretinde çıkıp, daha yalmz birer tanrı olarak dönen erkekler, kahvelere camilerden daha sadıktılar ve çocuklarından çok merak ederlerdi "ajans haberlerini." Hiçbir şey yapmadan, günde on kez hükümet yıkıp hükümet kurmayı; yüksek sesli devlet sevgisinin, ters yüz edilmiş bir yalan olduğunu; kendinden başka kimseye inanmamanın mağrur yalnızlığım; sevmek arzusuyla aldanma korkusunun nasıl bir cehennem yarattığım; duvar diplerinde tanrı diye yağmura nasıl dua edildiğini onlarda gördüm. Yıllarca küfrettikleri devrimcilere, Deniz-Yusuf-Hüseyin'in idamlarından sonra, derin bir mahcubiyet ve saygıyla nasıl ağladıklarım da gördüm onların.
İLK HARF Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı  İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?  Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı  Ne diyordu ince şeylerin annesi  "Ötekini oku, derinde dipte duranı."* Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita  Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş  "Geride kalmanın cezasıyım -diyor- Biliyor musun, hoyratlık değil de  İncelik yakıyor canımı..." Bu kalabalıkta bu tenhalık- Sevgilim, bütün sözlerimi  Mazlumların rüyasından seçtim ben.  Budur, düşünmeden bildiğim  Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
DEVLET DERSİNDE ÖLMEK* Bilmez misin ki bu dağların ağaçları kayalardır.** Ferit Edgü/ Yaralı Zaman Bilmez misin bu evlerin özgürlüğü mezarlardır  Üç renkli bir kefene sarılır rüyaları. Harflerden ve taşlardan bir gelecek ağıdı  Herkes dağlardan bir kandile pervanedir burada. Ölüm korkudan merhametli, diyor, avuçları toprak  İçinde soğumuş bir tanrı, tükenmiş namazlar kılıyor. Kar yosunları, dişbudaklar, yaban cevizleri  Evlerin pencerelerine üşümüş fotoğraflar getiriyor. Halkın kirpiklerinden bir beşikte çocuklar  Üç zamanı birden büyüyor katillerine gülümseyerek. Beyaz tülbentlerinde siyah zamanlar  Kadınlar çaresizliğin cenazesini kaldırıyor.