Azad Çem

Azad Çem
@Azadcem
“Zaafı hiçbirimiz sevmeyiz” diyorsun. İşi kelime oyununa dökmüş olmayayım. Sevmek de bir zaaf değil mi? Hattâ nice üstünlüklerin, nice erdem sayılan olguların, alt yüzü zaaf’a varmaz mı? Seni sevmeyim de, önemli ya da önemsiz, kendi cehennemimde seninle dayatmayım da ne yapayım Leylâ? Başıma hangi ataşı dökeyim?
Reklam
Nereye böyle...
Bak çamura batmış bu sokakları yüzerek geldim yanına Nereye böyle? İçime çöken tüm dertleri kusarak geldim Nereye, nereye? İçimdeki caddeleri sokakları gezmeden nereye? Nereye, nereye böyle mamur, böyle yorgun Böyle kabullenmiş, böyle kederli Sunulanı yaşamaya mahkûm Ve hislerini tüketmiş bi' hâlde...! OZBİ.
Ozbi...
Eşgalim belli, üstümde montum Arkamda suçlar, şehrimde yokluk Bi' umut yok mu, var, maalesef hayatta çok var bokluk Ama bu düşlerim bir gün elbet yaratır bi' fırtına Bil çok yük bindi bu sırtıma Çok hayal kaptırdım akıntına Ama korkum yok, içimde birikir, dönüşür fikrim bi' kurşuna Kızmam senin uzakta oluşuna, hep hayret edeler duruşuma Ama faydası yok, düşürür sahte bi' boşluğa Gösteriş kokan bi' kokoşluğa, çıkarım yine lan sarhoşluğa Bi' duman sarar tüm şehri sonra Akıllanmam gerekir
Müzik
Nereye böyle..
Ve seni yanımdan beni hissederek gidişin Ne boktan lan Bi' "Nasılsın?" yok bi' selam Bi' gözlerinin içine bakmak Bi' durdurmak zamanı Sonra herkes durmuşken bağırmak yok "Dokunsana bana" diye Gözlerimin içine baksana bi' Nefesimi hissetsene bak Suratımdaki çizgiler belirginleşmeye başladı
Müzik
"Jiyan bi fêhmkirinê tahl dibe. Tahl jî ew tişte ku jiyanê bi watedar û gihîştî dike..." “Yaşam anlaşıldıkça acılaşır. Acılar ise yaşamı anlamlaştıran ve olgunlaştırandır...”
Reklam