Delice sürükleyici başlayan aynı hızla devam edip sonunda hiç bir şey olmayan kitap. Okuduğum süre içinde sürekli bi bitse de arkadaşıma önersem diye düşünüp sonrasında bundan vazgeçtim. Spoiler: halasının tabuttan dönüşü gibi muhteşem olaylarla renklenen kitap, sonunda bilmem kaç sayfa yapılan saatleri ayarlama enstitü binası betimiyle bitmek bilmedi.
Okuduğum ilk Yakup Kadri kitabı. Anlatılan hikaye çok akıcıydı. Türk halkının işgal karşısındaki ilk tutumu ders kitaplarında anlatılandan çok daha farklıydı.
Fillerin yürüttüğü stratejilerle toplumlar yok edilebilir. Öncelikle karınca dilinin yok edilmesi ve binlerce yıldır hizmetkar olduğuna inandırılması toplumun neredeyse sonunu getirecekti. Toplumlar kendileri olarak kültürlerini koruyarak ve içlerindeki güce inanarak kendilerini her türlü zorluktan çıkarabilirler. Nasılsa muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcut.
Mayıs ayının planladığım son kitabı. Boşuna okunmuş 450 sayfa boşuna harcanmış 17 gün. Bu kitabı da okuduktan sonra bir daha İskender Pala okumama kararı aldım. Her zaman şifreler,oyunlar tarihi kişilikler ve sonunda ya o şifreyi kırmayı istemeyen bir bilim insanı grubu ya da bir şekilde kaybolan şifreler. Okuyoruz bir şifre çözülecek ama yok. Çünkü hep aynı yerde saklı evrenin sırları Mezopotamya. Kadim uygarlıklarda. Elbetteki çok değerli yalnız bomboş 450 sayfaya değmezdi. Tavsiye etmiyorum.
Öncelikle kötünün kazandığı kitaplarda hep bir yarım kalmışlık hissi yaşıyorum. Bu da onlardan biriydi. Onun dışında yörede kullanılan ağızın kitapta da kullanılması kitabı daha okunur hale getiriyor.