Azize Paçal

Narcisse resme yaklaştı. Kırmızımsı tonlarını,çizgilerin şiddetini, yüzün alaycı, şeytani uyumsuzluğunu goörebiliyordu ama şimdi tuvalinin özgünlüğünü de fark ediyordu.Hayranlıkla seyretmekten ziyade dokunma hissi uyandıran bir resim.Renkler lav akıntıları gibi kabarıyor ve engebeli,öfkeli,ateşli izler oluşturuyordu.Işığın arkadan vurduğu palyaço dünyaya hükmeder gibiydi. Ama aynı zamanda da, gülünç makyajı, sıkıntılı ve sefil yüz ifadesi ondaki tüm üstünlüğü alıp götürüyordu.Tablo hem bir tiranı ve bir esiri,hem de bir efendiyi ve bir köleyi resmediyordu.Belki de bu göz aldatmacası, kaderinin sembolüydü.
Reklam
İnsan gördüğüne inanmamalı.Benim resmim pişmanlıktan başka bir şey değil.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Kurt meyvenin içinde değil.Kurt ile meyve uyum içinde.
Sayfa 360·Kitabı okudu
"Öleceğiz,diye düşündüm panik içinde.Koruduğum değerli şey için umutsuzdum ama dikkatimde kusur yaratabileceğinden düşünmeye bile cüret edemiyordum."
Sayfa 285·Kitabı okudu
"Ve kalbinin sesi," diyerek devam etti,daha ciddiydi ama gülümsüyordu."Benim dünyamdaki en önemli ses.Öylesine alıştım ki,yemin edebilirim kilometrelerce öteden bile duyabiliyorum."
Sayfa 215·Kitabı okudu
Reklam