Artık bundan böyle acıları mutluluk olarak nitelendirmemeye karar verdim. Yaşamın en mutlu anlarında da aynı güçle acıyı duymadın mı. Ve acıların ötesinde bir beklenti vardı: Kendi dünyamın beklentisi.
Yaşlandıkça insanlarla aramdaki uçurum büyüyor. Arabalardaki, uçaklardaki, resmi dairelerdeki, otobüslerdeki, dükkanlardaki, caddelerdeki insanlarla aramdaki uçurum. Eşyalarla da öyle. Bazı günler elime bir et parçası alamıyorum. Ya da bütün bir cesedi andıran tavuklar. Kızartabiliyorum, ama yiyemiyorum.