Son zamanlarda ülkemizdeki eğitimin durumunu düşündükçe aklıma sık sık, Jose Saramago'nun "Körlük" romanı geliyor. Kitapta, modern zamanda, bilinmeyen bir şehirde, aniden ortaya çıkan "beyaz körlük" kısa sürede bir salgına dönüşüyor. Gün geçtikçe daha fazla insana bulaşan bu hastalığa yakalananlar, karantinaya alınıyorlar. Burada ağır yaşam koşullarında kaderleriyle baş başa bırakılan insanlar, yasam savaşı veriyorlar. SAĞLAM BİR LİBERAL DEMOKRASİ ELEŞTİRİSİ OLAN BU ROMAN KURGUSUNU ZORUNLU EĞİTİMİN SÖZDE "ÖZGÜRLÜK" GİBİ PAZARLANAN DAYATMALARINI VE YETİŞTİRMEYİ AMAÇLADIĞI "MAKBUL VATANDAŞ" I DÜŞÜNEREK GÜNÜMÜZ EĞİTİM SİSTEMİNE BENZETMEK ASLINDA HİÇ ZOR DEĞİL. Ancak ben başka bir noktaya değineceğim: Öncelikle eğitimi okulla sınırlandırmadan, aileden başlayarak bireyin aldığı formal ve informal eğitimi birlikte düşünerek ele almaktan yanayım. BİZİM "SALGINIMIZ", BEYAZ KÖRLÜK DEĞİL. Körlük