Dediğiniz her kitabın bir hikayesi anısı var, bir öğretmenim vardı kitap hediye etmeyi çok severdi ve kitap verirken kendisinin okuduğu, not düştüğü ve altını çizdiği kitapları vermeyi ayrı bir severdi çünkü ona göre anısı olan yaşınılmışlık olan kitap yepyeni bir kitaba göre daha anlamlıydı ve kendisinin bana verdiği kitap benim ilk klasik kitabımdı içine de şöyle bir söz yazmıştı "Güneş bütün insanlara doğar ama ışığı perdesi açanlar görür, perdeleri açmayı unutma." bana klasik kitabını vermeseydi belki de şu anda tüm modern klasikleri biriktirmek gibi bir hedefim olmazdı ya da Sezai Karakoç'un zamana adanmış şiirler derlemesini vermeseydi şiir yazmaya olan yatkınlığımı keşf edemezdim bana verdiği bir sürü kitap belki de benim şu anda kitapları sevmeme neden oldu . Bunları yazınca eski anılar geldi aklıma, bana yalnızca sizin yazdığınız yazı ve kitaplarım düşündürdüyse evet gerçekten kitaplar canlı ve onların bizler üzerine bıraktıkları anılar var.