Uzun yıllar sonra bir kitabı ara vermeden ve yaklaşık 5 saatlik bir okuma sonrasında bitirdim "Yusuf" un hikayesini.
Gerek Kürk Mantolu Madonna, gerekse de Kuyucaklı Yusuf ile S.Ali'nin, bir dönem eleştirisi ile birlikte; despotik yönetimlere ve sistematik olarak tezahürü olan sınıfsal ayrıma, adalet, toplumsal hiyerarşi gibi kavramlara tüm çıplaklığı ile duruşuna tanık olduk.
Yeşilçam filmlerinin birçoğuna kaynak olduğunu fakat işleniş biçiminden magazinsel tezahürden öteye geçememesini de üzülmemizi sağlamıştır bu kitap.
Kim bilir; belki de S.Ali, kendisinin de bir kör kurşunla, hainlik sonucu öldürüleceğini ve tıpkı romandaki adaşı Ali gibi kim vurduya gideceğini ve eleştirdiği devlet sistemi tarafından, kendi ölümünün de fail-i meçhul olarak tarihe not düşüleceğini hissetmişti.
Bu topraklardan bir Sabahattin Ali geçti..
Huzur içinde uyusun.
Sevgiyle, saygıyla, özlemle.