Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu gerçek kesinlikle doğruydu; tıpkı iki kere ikinin dört etmesi gibi ama ben bunu kabul etmemiştim; çünkü iki kere ikinin dört ettiğini kabul etseydim, kötü bir insan olduğumu da kabul etmiş olacaktım. Benim için iyi biri olduğumu hissetmek, iki kere ikinin dört etmesinden daha önemliydi.
Ama iş burada bitmiyordu. Şayet hayatın hiçbir anlamı olmadığını anlamış olsaydım, bunu sakince kabul edebilirdim, bunun benim alın yazım olduğunu kabul etmiş olabilirdim. Ama durum tatmin edici değildi. Çıkış yolunun olmadığını bildiği bir ormanda yaşayan bir adam gibi olsaydım, yaşamaya devam edebilirdim. Ama ben ormanda kaybolan ve kaybolmuş olduğu gerçeğiyle korkarak acele eden bir adam gibi yolunu bulmak isterken, her adımında kendisini daha da derin bir kargaşaya soktuğunu bilen; ama yine de aceleciliğine engel olamayan bir adam gibiydim
Ormandaki ağaçlar yerli yerinde duruyor ama çıkardıkları sesler artık özel bir anlam taşıyordu. Onlarla Olga arasında uyumlu bir ilişki kurulmuştu. Kuşlar sadece ötüşmüyor, aynı anda birbirleriyle söyleşiyorlardı. Etrafını saran her şey dile gelmiş, içinden geçen duygularına yanıt veriyordu. Bir çiçek açsa, nefes alışını duyar gibi oluyordu.