Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·638 syf.··
2025 34. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 21:19
Romanla birlikte edebiyata ve düşünce dünyasına “oblomovluk” diye bir kavram girmiştir. Bu kavram; erteleme, harekete geçememe, hayata karşı isteksizlik anlamında kullanılmaktadır. Roman kahramanı -adı üstünde İlya İlyiç Oblomov- bu kavramın vücut bulmuş hâlidir. Onun tam tersi Andrey Ştoltz ise eylem adamı olarak karşımıza çıkar. Burada bence kadın figürleri de es geçmemek gerekir. Nitekim Oblomov’un ilk ve tek aşkı diyeceğimiz Olga İlyinskaya, Ştoltz’un paralel karakteridir. O da dinamizmin ve umudun simgesi olarak görülür. Oblomov’un paraleli, Agafya Matveyevna ise kendi içindeki (ev hayatı) hareketli yaşantısıyla çok şey anlatır. Romanda pek çok temadan bahsedilebilir. Özellikle Oblomov-Ştoltz üzerinden doğu-batı karşıtlığı olarak ele alınıyor. Ancak benim dikkatimi çeken nokta kesinlikle karakterlerin dışa vurdukları davranışları ile kendi içlerindeki ruhsal dayanakları. Bir de buna çocukluk yaşantılarını eklemek gerekiyor. Nitekim Oblomov irade eksikliğinde zirve yapmış biri olarak sinir bozsa da (o kadar üşengeç ki aşkından vazgeçti) Oblomovka’daki çocukluk yılları hiç normal değil. Ştoltz; çok başarılı, hep akılcı, işi ertelemez ama duygularını erteleyebiliyor. Duygusal derinliği olmadığı için gidiyor en yakın arkadaşının terk ettiği kadınla evleniyor. Olga; duyarlı, idealist… Romanda vazgeçmez, güçlü biri gibi görünsede bence öyle değildir. Yaş tahtaya asla basmıyor. Zahar; roman boyunca adını hep duyacağız. Uşak olduğu için pek önemsenmez belki ama çok şey anlatıyor. Anlatıdaki soyluluk düzenine atıfta bulunarak dönemi aydınlatması, Oblomov’un tembelliğini çokça tetiklemesi ve roman sonundaki sadık hizmetkârlığı… Roman; akıcı, sürükleyici ancak zaman zaman gereksiz detaylarla durağanlaşıyor. Verdiği mesajlar yönünden etkileyici. Soyluluk, başarı, ruhsal
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · Turkuvaz Kitap · 202249,8bin okunma
Puan vermedi·638 syf.··
2024 2. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 14:18
“hayatını hiç uğruna harcadı” Oblomov için bunu söylemek biraz haksızlık olacak. Çünkü kendisi, hayatın tekdüze yaşanmışlığına karşı bir direnişin sembolüydü. Kendisinin de düşündüğü gibi herkes gibi gündelik hayatın bir parçası olmak insana ne katacaktı? Elini eteğini çektiği bu yaşamdan uzaklaşmak için uyumanın huzuruna sığınıyordu çoğu zaman. Etrafındaki insanların onu anlaması güçtü, bu kadar uyumayı, tembelliği nasıl başarabiliyordu şaşırıp kalıyorlardı. Ama onun düşüncelerinde kaybolmanın verdiği ıstıraptan kurtulmaya çalıştığının çabasını gören yoktu. İnsanlar için Oblomov tembel biriydi, hayatının çoğunu “Oblomovluk” yaparak geçiriyordu. Kendisini bu sıkıcı hayattan kurtarmak için görevlendirilmiş gibi gören Ştoltz, Oblomov’un en yakın arkadaşıydı, yıllardan beri birbirlerini tanıyorlardı ki Oblomov’a da bu zamana kadar iyi gelen tek kişiydi belki de… Oblomov’u Oblomovluk’tan kurtarmaya çalışacak, onu leylakla başlayan bir aşkla tanıştıracaktı. Ama bu öyle planlandığı gibi olmayacaktı… Hayatta böyle değil mi zaten, biz plan yaparken yaşadıklarımızdan ibaret.
Oblomovİvan Gonçarov · Turkuvaz Kitap · 202249,8bin okunma
9/10
·638 syf.··
2025 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 15:00
Evet, herkesin kendinden az çok bir şeyler bulacağı bir kitaptır. Bu yüzden okurken zevk alacağınızdan eminim. Ancak bu benzerliğin çoğunu Oblomov'un Oblomovluğunda bulanlar ne talihsiz kişilerdir. Oblomov, tıpkı kendisi gibi olan ailesi tarafından tembel yetiştirilmiş, bu yüzden yaşam enerjisini ve kabiliyetlerini köreltmiş kişidir. Dış dünyanın kötülüğüne de bağışıklık kazanmamıştır. Kendisi çocukken yalana, düzenbazlığa, eleştiriye maruz kalmamış bu yüzden yetişkinliğinde kolay kandırılabilen, eleştiriden, iğneleyici bakışlardan ve düşüncelerden korkan birisi olmuştur. Onun bütün bu potansiyelleri taşıyan insanların arasına karışmak çok güçtür. En iyisi evden çalışmaktır. (uyumak) Aklı ve soylu hayalleri vardır. Ama bunları gerçekleştirecek yaşam enerjisi yoktur. Ona göre zamanı yoktur, işleri çoktur ve önce plan yapması gerekir. Ama bu düşünceler ve planlar hiç bitmez. Ştolts, Oblomov'un Alman arkadaşı. Oblomov'un hayalindeki "işleri halleden, çiftliği düzenleyen, ev yapan, gezen, gündemi ve dünyayı takip eden Oblomov'dur." Evet Ştolts, Alman disiplininin bir simgesidir adeta. akıllı, girişken, mantıklı, yapılacak işeri yapılması gerektiği gibi ve yapılması gereken zamanda yapan soylu birisidir. Kendinde Ştolts'u bulanlara ne mutlu. Oblomov gibi hayalleri, idealleri bir kenara itip sessiz, sakin, köşesinde, insanlardan uzak huzurlu ve hareketsiz, silik bir hayat yaşamak mı? Yoksa Ştolts gibi soyu hayalleri gerçekleştirip hayatı boyunca idealleri peşinden koşmak, çalışmak, üretmek, araştırmak, gündeme ve dünya meselelerine hâkim, toplum içinde saygın bir kişi olarak yaşamak mı? ben Ştolts'u seçerdim. Ama sanki oblomov'a daha yakınım. Ama en çok Agafya Matveyevna için üzüldüm. Kendisini ailesine, kocasına koşulsuz bir şekilde adayan, hakkı olduğu hâlde o
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Turkuvaz Kitap · 202249,8bin okunma
9/10
·638 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 01:12
Çok küçükken kurbağa deneyinden bahsedilen bir yazı okumuştum. Eğer bir kurbağayı su dolu kaba koyup altını kısık ateşte açarsanız, su yavaş yavaş ısındığı için kurbağa bunu anlamaz ve sonunda ölür, fakat kurbağayı sıcak suya atarsanız bunu farkederek hemen sıçrayarak kaçıp kurtulur yazıyordu. Suyunun yavaş yavaş ısınması gibi yavaş yavaş öldüğünü de hissedemiyor insan, anladığında da iş işten geçmiş oluyor, çok zor. Oblomov da tatlı hayalleriyle ömrünün sonlarına yaklaştığında bir şeylerin farkına varması çare olmuyor ki yine de yaşadığı hayata bakılırsa en mutlu sondu onun için. Ama bu yaşanmamış hayat sadece temiz kalbi, dürüst ve naif olan Oblomov’un suçu değil, bahçeden dışarı çıkmasına bile izin vermeyen bir anne korumacılığı var, çocukluk heyecanını söndüren, karar vermesini engelleyen, havadan nem kapacak diye telaşlara düşen, oblomovu inşa eden bir aile. Semih Saygıner’in “ insanın en büyük başarısı kendi tembelliğini yenmesidir” sözünün kıymeti daha da arttı benim için. İnsan kendi tembelliği yüzünden gerçekleşmeyen hayallerine üzülüyor… Son olarak klasiklerin yeri bir başka, kullanılan dil, kelime zenginliği, duyguların bu kadar derin anlatılabilmesi, işte edebiyat bu dedirtiyor, günümüz kitaplarına uyumu zorlaştırıyor.
Oblomovİvan Gonçarov · Turkuvaz Kitap · 202249,8bin okunma
Oblomov ya da Tembellik...
4/10
·638 syf.··
2024 10. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 12:22
İlk olarak kitabın konusu hakkında kısaca bilgi vermek isterim.Oblomovun hayatını anlatan bu kitap, sadece onun hayatını anlatmakla kalmıyor , çevresindeki insanların da duygularına ,yaşantısına ve onun hakkındaki izlenimlerine de yer veriyor.Üşengeçlik, uyuşukluk,tembellik,ertelemek... Ne dersek diyelim (ki denmiş zaten "Oblomovluk" ) tam olarak onu anlatıyor. Yazar ,aralara koyduğu mesajları (insanların hayattaki değerleri üzerine ) çok güzel aktarmış diyebilirim.Yer yer katıldığım noktalar olsa da aynı fikirde olmadığım da noktalar çok vardı. Oblomov'un hayatını ilk başlarda uzun uzun anlatsa da kitabın çoğu sayfalarında onun bir yerden kalkıp bir yere gittiğini görebiliyoruz. :) Yani o derece Oblomov . Ama hayatı tabii ki hep bu şekilde geçmiyor ve başına gelen bazı olaylardan sonra "bir" sayfada gün içerisinde neler yaptığı da hızlıca geçiyor. :) Yaşadığı olaylardan sonra hayatı bir kez daha değişiyor ve yine Oblomov olarak hayata son veriyor. Kitaptan her insanın aynı olmadığını yaşadığı olaylarla değişip ,hayatını nasıl etkilediğini anlayabiliyoruz.Bazı şeylerin neden olmaması gerektiğini de daha iyi anlaşılıyor. Kısaca kitap Oblomov üzerinden hayatın değişebilen taraflarını , bir insanın başına gelen olaylardan sonra nasıl birine dönüştüğünü, her insanın gizli bir hazine olduğunu belki de, edebi bir dille aktarmış.Roman okumayı severlere tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitapla kalın...
Duygu ve Düşünce
Oblomovİvan Gonçarov · Turkuvaz Kitap · 202249,8bin okunma
Oblomov - Ivan GONÇAROV (Ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma!)
9/10
·622 syf.··
2022 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 11:52
Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz. Hayatın bazı dönemlerinde öyle bir ruh haline bürünüyorum ki... İsmini veremediğim bir ruh haliydi, artık bir ismi oldu: OBLOMOVLUK. Nazım Hikmet'i sever misiniz? Hadi canım, nereden nereye atladın! Bir şiiri var hani, "Yaşamaya Dair" "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak." Büyük bir ciddiyetle yaşamak... Yapıyor muyuz bunu? Ya da yapamadığımız ruh hallerinde bahanelere mi sığınıyoruz? Erteleyerek mi yaşıyoruz hayatı? Mandıra Filozof'unu izleyenler bilir, "Daha kaç yazın kaldı Cavit Bey?" diye soruluyordu Rasim Öztekin'e. Çok az yaz yaşadı o yıldan sonra ünlü tiyatrocu. Sahi, bizim kaç yazımız kaldı yaşanacak? Kaç defa daha ayvaların çiçek açtığını görebileceğiz? "-Niçin uyuyorsun? -Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." (s. 434) Uyuyunca geçiyor mu peki bütün dertler? Peki ya uyanınca? İçmek ya da uyumak çözüm mü kurtulmak için dertlerimizden? Eseri okurken sayfa sayfa bekledim: İşte dedim, şimdi atacak üzerindeki ölü toprağını! Bir insanın içindeki közü aşk alevlendirmeyecek de ne alevlendirecek! "Aşk bazen beklemez, insanın içini bir ateş sarar, bütün varlığı ürpertir." (s. 352) Yazar kendi görüşlerini de başarılı bir şekilde sindirmiş esere. Rus insanını, düşünce yapısını, Almanlardan farklarını okura kahramanlar nezdinde sunmuş. Kahraman tahlillerini de oldukça başarılı buldum. Gerek Oblomov, gerek Ştoltz, Olga, Zahar, Agafya Matveyevna karakterleri başarıyla tanıtılmış okura. Okurken özdeşim kurabiliyor, onlarla sevinip onlarla dertlenebiliyorsunuz. "Bu an da geçecek! Dün
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 16:43
"Niçin uyuyorsun?" "Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." OblomovOblomov nasıl bir kitaptı bir alıntıyla anlat deseler, bu diyaloğu seçerdim. Zira Oblomov, hayatını yaşamak, çalışmak, hareket etmek, gezmek yerine günün hangi saat diliminde olduğu fark etmeksizin uyumayı tercih eden; günlerini yatakta ve aynı odada geçiren bir karakter. Bu yüzden de kitabın ilk yüz sayfası Oblomov'un yataktan kalkma mücadelesi ile geçiyor. Oblomov, çocukluğundan beri bütün işlerin çevresindekiler tarafından yapılmasına alışmış, el bebek gül bebek büyütülmüş bir karakter. Öyle ki yemek yemek ve giyinmek iş olarak yeter diyen, çizmelerini bile kendisi giyemeyen biri kendisi. Bu şekilde anlatınca ne tembel, ne uyuşuk adammış diyorsunuz değil mi? Aslında onunki ne tembellik ne de uyuşukluk, onunki Oblomovluk. Peki nedir bu Oblomovluk? Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir. Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir. Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir. Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov. Bu haliyle aklıma Ahmet Hamdi TanpınarAhmet Hamdi Tanpınar'ın bir sözünü getiriyor: "Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer...Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum." İvan Gonçarovİvan Gonçarov, Oblomov'un ruh halini anlatmakta ve okura aktarmakta o kadar başarılı ki ister istemez ben de kendimi Oblomov gibi uykulu hissettim. Bu açıdan Oblomov karakteri benim en çok özdeşleştiğim karakter olabilir. Çünkü eseri okumaya başlamadan önce canımı hayli sıkan uyuyamama sorunum Oblomov'un o uyuşukluğu ile geride kaldı, kitap bende ninni etkisi yarattı diyebilirim :) Bu durum size kitap çok mu sıkıcı acaba diye
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Üşengeçlik
9/10
·622 syf.··
2022 23. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 14:18
İvan Gonçarovİvan Gonçarov , çok fazla eser yazmış bir yazar değildir.Hatta OblomovOblomov hariç meşhur olabilmiş bir kitabı da yoktur. Ama Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski , Anton ÇehovAnton Çehov u bile yazdığı bu ünlü romanla etkilemeyi başarmış bir kalemdir.Oblomovluk gibi bir görüşünde keza oluşmasını sağlamıştır.Aşırı tembel kişilere bu ifade kullanılmaktadır.İvan, 79 yıllık hayatında hiç evlenmemiştir.Belki de Oblomov gibi evlenmeye üşenmiştir bilinmez. İlk olarak Oblomov un Rüyası şeklinde kitabı kısa bir şekilde yazan yazarımız,annesinin ölümü ve denizle alakalı aldığı görev sonrasında bu işe uzun bir müddet ara vermiştir.Sonrasında tekrar başlamış ve seri olarak yayınlamıştır kitabını.1859,1862 ve 1887 de kitabı İvan tekrar revize etmiştir ama net olarak bugüne kadar gelen Oblomov ancak bu şekilde oluşmuştur. OblomovOblomov a gelince kitap gerçekten çevrenizde çok sık gördüğünüz ama çok da önemsemediğiniz bir insan modeli olan üşengeç insan portresi etrafında kurulmuş.Oblomov, ilk 50 sayfa yatağından sandalyeye geçmek için yalnızca çıkıyor.Kitap boyunca da zaten yatak ve odasından pek dışarıya nadir çıkıyor.Ama uzun yolların ardından bir teklif alıyor.Daha sonra dostluk ve aşk hikayesi Oblomov un hayatını takip eder.Ama karakterimiz Oblomov dur.İşleri bi şekilde hep ters gider.Duygusal yönleri de, komik gelen yönlerini de kitabın hayli fazladır. Kitap, ilk başta da söylediğim gibi çevremizde çok gördüğümüz üşengeç bir insanın hikayesini anlatıyor ve mesajlar yani çıkarılması gerekenler çok doğru ve yerinde.Kitabı bitiren alması gereken mesajı net alır yani. Anlatıcı, 3.tekil şahıs.Görünmez biri gibi.Tarafsız.Bazen güvenilir değildir ve yer yer konu dışına çıkar.Karşılıklı sohbeti boldur. İvan ın romanlarında aynı kendi hayatında da olduğu gibi babalar hep önemsiz, yok ya da arka plandadır.Anneler önemlidir.Oblomov ile İvan
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
7/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 11:22
Her insanın bir parçasıyla kendine yakın hissedebileceği bir karakter olarak karşımıza çıkıyor kitabın kahramanı İlya İlyiç Oblomov. Sürekli düşünen ancak bir türlü harekete geçemeyen Oblomov; her daim yeni planları olan ama iş harekete geçmeye geldiğinde rahat koltuğundan kalkamayan o karakter. Kararsızlık, şüphe, bazen korku bazen de pişmanlık tüm benliğini ele geçirmiş. İleri mi atılmalıyım yoksa olduğum yerde mi kalmalıyım? Kısacası bu konuda kafası sürekli karışık ve kararsızdır. OblomovOblomov için, sadece tembellik üzerine yazılmış bir roman diye geçiştirmek kesinlikle yanlış olacaktır. İvan Gonçarovİvan Gonçarov ‘un yarattığı karakterleri sade ama bir o kadar net tasvirler ile bir tiyatro sahnesinde oyuncuları izlermiş hissi uyandıracak kadar görselleştirebilmenizi sağlıyor. Köklü bir toprak sahibi ailenin mirascısı olan Oblomov, büyükşehirde okulu bitirir, küçük bir memuriyet görevi dener. Bu sırada evebeynlerini kaybetmiştir ama köyüne dönmez. Üçyüz köylüsü olan çifliğin yönetimini kahyaya bırakır ve bir daha hiç gitmez. Memuriyete de uyum sağlayamadığı için bırakır ve küçük bir ev kiralayarak yaşlı uşağı ile yaşamaya başlar. Ama giderek yaşamdan kopar, insanlardan uzaklaşır, sosyal etkinliklere katılmaz, hiçbirşey yapmaz olur. Aslında “tembel” bir insan değildir ama Oblomov giderek bilinçli bir tembellik, seçilmiş bir ataleti yaşam olarak benimser. ‘Hiçbirşey yapmadan sürekli uyumak, herşeyi ertelemek, en basit işleri bile sonraya bırakmak, yataktan kalkmaya bile üşenmek’, haline gelir Oblomov. Kahyası arada bir mektup ve biraz para gönderir, ürün az, köylü çalışmıyor, fiyatlar düştü diyerek Oblomov’u kandırmaktadır. Ama o bir türlü köye gidip işleri yoluna koymaz. Sürekli kafasında planlar yapar, her şeyi en ince ayrıntısına kadar “düşünür”. Okuma-yazma, hesap kitap bildiği için
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·617 syf.··
2023 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 20:21
"Ya şimdi ya da hiçbir zaman!" Hepimizin içinde az veya çok bulunan Oblomovluk; bir bezgin ruh hâli diyebiliriz ve kitap bu miktarın belirlenmesinde, biraz ailenin biraz çevrenin olumlu, olumsuz payını tüm yönleriyle bize sunmuş. Kitapta, Oblomov olmanın etkilerini net görüyoruz ve açıkçası beni zaman zaman "hadi ama" demeye yöneltmekle beraber, bazı gereksiz bulduğum kısımlar olsa da olayların böyle güzel işlenmesi, dilinin sade ve çok akıcı olması, elbette en önemlisi de kişiye; kendisini, hayatı ve çevresindeki insanları sorgulatması, kitabı, çokça düşünülmesi gereken başka bir boyuta taşıyor. Kitaptaki anlatım bana çok samimi geldi, bazen gülümsedim bazen kızdım ve sevdim, yazarın diğer tüm karakterleri anlamlı işleyişini ise oldukça başarılı buldum. Harika bir kitap okuduğumu düşünüyorum.
Oblomovİvan Gonçarov · İletişim Yayınları · 201949,8bin okunma

Yazar Hakkında

İvan GonçarovYazar · 7 kitap
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar. Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir." Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.