GS1905

GS1905
@BLL1905GS
Gitdin ammâ ki kodun hasret île câni bile Istemem sensiz olan sohbet-i yârâni bile. Ey sevgili! Sen gittin, ama canımı hasretle başbaşa bıraktın. Sen olmadıktan sonra ben dostlarla sohbet etmeyi bile istemem.
KADININ YAS TUTMASI]ve[ALIŞVERİŞ İLE İLGİLİ BAZI YASAKLAR
Ebû Seleme’nin kızı Zeyneb’den (ra) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Hz. Peygamber’in (sav) eşi Ümm-i Habîbe’nin babası Ebû Süfyân b. Harb vefat ettiğinde Ümm-i Habîbe’nin yanına gitmiştim. Safranlı veya başka hoş bir koku istedi. Bu kokudan önce cariyeye sonra da kendi yanaklarına sürdü. Ardından dedi ki: –Vallahi benim (gibi yas tutan bir kadının) kokuya ne ihtiyacı olabilir? Ancak ben Resûlullah’ın (sav) minber üzerinde şöyle dediğini işittim: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının üç günden fazla ölüye yas tutması helâl değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutabilir.” Hadisi rivayet eden Zeyneb diyor ki: Sonra bir kere de ben, kardeşi vefat ettiğinde Zeyneb bint Cahş’ın (ra) yanına gitmiştim. Zeyneb de koku isteyip süründü, sonra dedi ki: –Vallahi benim (gibi yas tutan bir kadının) kokuya ne ihtiyacı olabilir? Fakat ben, Resûlullah’ın (sav) minber üzerinde şöyle dediğini işittim: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının üç günden fazla ölüye yas tutması helâl değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutabilir.” (B1280-B1282 Buhârî, Cenâiz, 30, B5334-B5335 Buhârî, Talâk, 46; M3728-M3726 Müslim, Talâk, 58) Ukbe b. Âmir’den (ra) rivayet olunuğuna göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mümin, müminin kardeşidir. Dolayısıyla bir mümine, kardeşinin satışı üzerine satış yapması (bitmiş veya devam eden satışı bozarak alıcı olması); din kardeşinin dünür olduğu bir kadına o vazgeçinceye kadar dünür olması helâl olmaz.” (M3464 Müslim, Nikâh, 56)
Din
Reklam
1773. HADİS ve 1775. HADİS
[TOPLUMA RAHATSIZLIK VEREN ŞEYLERDEN SAKINMAK] ve [ÇOCUKLARA BAĞIŞ YAPARKEN EŞİT DAVRANMAK] Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Resûlullah(sav): –Lânetlenmeye sebep olacak iki şeyden sakının, buyurdu. Sahâbîler: –Bunlar nelerdir, diye sordular. Peygamber (sav): –Halkın geçecekleri yol üzerine veya gölgelenecekleri yerlere (ağaçların altına, su kenarlarına, mesken ve civarına) tuvaletini yapmaktır, buyurdu. (M618 Müslim, Tahâret, 68) Numan b. Beşîr’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Babam Beşîr, beni Resûlullah’ın (sav) huzuruna götürdü ve: –(Ey Allah’ın Resûlü!) (sav), sahip olduğum bir köleyi bu oğluma bağışladım, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sav): –(Buna bağışladığın gibi) diğer çocuklarının hepsine de bağışladın mı, diye sordu. Babam: –Hayır (bağışlamadım), dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav): –Öyle ise bu bağıştan vazgeç, buyurdu. Bir rivayete göre Resûlullah (sav): –Çocuklarının hepsine de bu şekilde bağış yaptın mı, diye sordu. –Yapmadım, deyince, Resûl-i Ekrem (sav): –Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletle davranın, buyurdu. Babam da (Peygamberin (sav) emrine uyarak) hibesinden vazgeçip verdiği sadakayı geri aldı. Başka bir rivayette Resûl-i Ekrem (sav): –Yâ Beşîr, bundan başka evladın var mı, diye sordu. –Evet (var), deyince: –Buna verdiğin gibi onlara da verdin mi, dedi. –Hayır, cevabını alınca: –Öyle ise beni şahit tutma, çünkü ben haksızlığa şahitlik etmem, buyurdu. Başka bir rivayete göre: –Bu bağışa benden başkasını şahit göster, dedi. Sonra: –Çocuklarının hepsinin sana karşı aynı şekilde iyi davranmalarını ister misin, diye sordu. –Evet deyince: –Öyle ise (aralarında ayrımcılık) yapma, buyurdu. (B2586 Buhârî, Hibe, 12, B2650 Buhârî, Şehâdât, 9;
Din
(341. BÂB) ve (342. BÂB)
{CEZALARDA AYRIMCILIK YAPMAMAK] ve [TOPLUMA RAHATSIZLIK VEREN ŞEYLERDEN SAKINMAK] ‮﴿‬‮اَلزَّانِيَةُ وَالزَّانٖي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فٖي دٖينِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ ‬‮بِاللّٰهِ ‬‮وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ‬‮﴾‬ Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acımaya kalkışmayın. (Nûr, 24/2) ‮﴿‬‮وَالَّذٖينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَاناً وَاِثْماً مُبٖيناً‬‮﴾‬ Mümin erkekleri ve mümin kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir. (Ahzâb, 33/58)
Din
1770. HADİS ve 1771. HADİS
[KABİRLER ÜZERİNE YAPI YAPMAMAK] ve [EFENDİSİNDEN KAÇAN KÖLENİN DURUMU] Câbir’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Resûlullah (sav), kabirlerin (yerden yüksekçe yapılıp) kireç vb. ile boyanmasını, kabir üzerine oturulmasını ve kabir üzerine bina (kubbe vb.) yapılmasını yasakladı. (M2245 Müslim, Cenâiz, 94) Cerîr’den (ra) nakledildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “(İşkence vb. meşru sebep olmadığı hâlde sahibinden) kaçan bir köle, güvenlik haklarından mahrum olur.” (M229 Müslim, Îmân, 123)
Din
[VİSÂL ORUCU TUTMAMAK]ve [KABİR ÜSTÜNE OTURMAMAK]
Ebû Hüreyre ve Âişe’den (ra) nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sav), visâl orucunu (iki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek tutulan orucu) yasakladı. (B1964 Buhârî, Savm, 48; M2569 Müslim, Sıyâm, 58) Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Birinizin, bir kor üzerine oturup elbisesini yakması ve ateşin vücuduna işlemesi, kabir üstüne oturmasından daha hayırlıdır.” (M2248 Müslim, Cenâiz, 96)
Din
Reklam