Dilara Hanım'ın sevgisinde bir eksiklik olduğuna inanması, hep arzuladığı, hep tuhaf bir mahcubiyetle özlediği, hep hayalini kurduğu ve bir gün mutlaka kavuşacağına inandığı saadet duygusunu ondan koparmış, insanlara da, hayata da güvenini kaybetmişti. İstikbalin ona vaad ettiği hiçbir şey yoktu artık.