Peki bu durumda bir grup insan bu atıkları toplasa, atıklardan geri kullanılabilecekleri ayırıp yıkasa... Ürüne göre yemek, salça ya da reçel yapsa, ihtiyacı olanlara dağıtsa... Hiç kullanılamayacak durumdaki ürünün suyunu alsa, park ve bahçelerin sulamasında kullansa... Geri kalan atık da kompost yapılıp toprağa geri döndürülse... Toprağın ihtiyacı olan mineralleri karşılayıp su tutma kapasitesi artırılsa, tarıma can verilse... İyi olmaz mı? Bence şahane olur!
"Diyarbakır Hali'ne günde 100 ton sebze-meyve geliyor; sekiz pazar var , en az üç ton atık çıktığını düşünürseniz, marketlerden de ikişer ton çıktığını düşünelim. Her gün 30 ton kayıp var. Çok büyük bir rakam bu."
Devlet Tiyatrosu, Şehir Tiyatrosu gibi büyük ödenekli kurumlar sadece görkemli prodüksiyonlar yapmakla mükellef değildir. En önemli görevlerinden bir tanesi de oyunculuk mesleğini, tiyatro sanatını geliştirmek, akademik verilerle sanatsal üretim pratiğini buluşturup geleceğe bilgi, belge, deneyim ve gelenek bırakmaktır.