Özdeş, birin idealidir ve bir, insan-gerçekliğiyle dünyaya gelir. Kendinde, kendi kendisiyle doludur ve bundan dağa bütüncül bir doluluk, içerilen ile içeren arasında bundan daha mükemmel bir uygunluk düşünülemez: Varlıkta hiçliğin sızabileceği en ufak bir boşluk, en ufak bir çatlak yoktur.
Kendini aldatmada, ne kinik bir yalan ne de aldatıcı kavramların ustalıklı hazırlanışı vardır. Ama ilk kendini aldatma edimi, kaçıması mümkün olmayan şeyden kaçmaya yöneliktir, insanın olduğu şeyden kaçmasına yöneliktir.
Tutkunuzun tamamen yok olacağından korkmanıza gerek yok. Bu gençlik heyecanlarının en güzel yanlarından biri, tam öldüğünü sandığınız anda yeniden canlanabilmeleridir. Yeniden hayat bulmaları için doğru türde bir tetiklemenin devreye girmesi yeterli olacaktır.
Dünyayı kategorilere ayırmak, daha yüksek düşünce tabakalarının çok altında yer alır; aslında ikicilik, dünyanın kavramsal olduğu kadar algisal düzeyde de kategorilere bölünmesidir. Başka deyişle, insan algısı doğası gereği ikicidir; zaten aydınlanma arayışını, en hafif deyişle, cetin bir mücadeleye dönüştüren de budur.