Fotoğraf keza ta başta, bir anın ya da bir sürecin anlarının diyelim, tespiti idi, fikre edilmesi idi; yani bir tür reprodüksiyonuydu. Ama bir süre sonra buyuk fotoğrafçılarla karşılaşmaya başladık, yani teknisitesinden bağımsızlaştıran, buna estetik değerler, moral değerler de dahil olmak üzere, aşılayabilen. Sinema bir süre sonra, 1910'larda montaj sayesinde, yani düşüncenin devreye girişi sayesinde, endüstriyel diyebileceğimiz sanat haline dönüştü. Video ise, belki, bir tür post-endüstriyel diyelim, bir yapı ya da bir aygıt kuruyor.