Bahar Bilgin

Bahar Bilgin
@Baaharrrr
Yaygın kabul gören kanının (örneğin, Walter Benjamin’inkinin) aksine, kapitalizmin bir din olmadığını açıkça gösterir çünkü her din borçla* (günah) ve borçtan kurtarmayla iş görür. Kapitalizm ise sadece borçlandırır. Suçluları suçlarından özgürleştirecek bir kefaret imkânı barındırmaz. Borçtan kurtuluşun ve kefaretin imkânsızlığı da başarı öznesinin depresyonunun sorumlusudur.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Becerebilirsin, performans öznesinin düpedüz bin bir parçaya ayrılmasına yol açan muazzam baskılar üretir. Kendi kendine uyguladığı baskı ona özgürlük olarak görüneceğinden, aslında ne olduğunun farkına varamaz. Becerebilirsin, becermelisin’den bile daha çok baskı üretir. İnsanın kendi kendine uyguladığı baskı, bir başkasının uyguladığı baskıdan çok daha ölümcüldür, çünkü kişinin kendine karşı koyması mümkün değildir. Neoliberal rejim baskıcı yapısını, kendini artık tabi olan özne olarak değil de, planlanacak bir proje olarak kavrayan tekil bireyin görünürdeki özgürlüğünün ardında gizler. İçinde yaşadığımız rejimin esas hilesi işte budur. Dahası, başarısızlık kişinin kendi suçudur ve bu suçu artık hep yanında taşıyacaktır. Kendi başarısızlığı için suçlayabileceği hiç kimse yoktur. Artık borçtan kurtarma ve kefaret ödeme olanağı da kalmamıştır. Bunun sonucunda sadece bir borç krizi değil, mükâfat krizi de baş gösterir.
Becerememeyi Becermek
BAŞARI TOPLUMU yasaklar getiren ve -meli/-malı’yı uygulayan disiplin toplumunun aksine, becerebilmek anlamına gelen -ebilir/-abilir yardımcı fiilinin egemenliği altındadır. Üretkenliğin belirli bir anından itibaren, -meli/-malı hızla sınırına dayanmıştır. Üretkenliğin artırılması için -ebilir/-abilir ile ikame edilmiştir. Motivasyon, inisiyatif ve proje çağrısı, sömürü açısından kırbaçlardan ve emirlerden çok daha verimlidir. Kendi kendinin girişimcisi olan performans öznesi, emir veren ve sömüren bir başkasına tabi olmadığı ölçüde özgürdür ama gerçekten özgür değildir, çünkü artık kendi iradesiyle kendi kendini sömürmektedir. Sömüren sömürülendir. Kişi aynı anda hem faildir hem kurban. Kendi kendini sömürü başkasının sömürüsünden çok daha verimlidir, çünkü bir özgürlük duygusu eşliğinde iş görür. Bu sayede, tahakkümsüz sömürü mümkün olur.
Sayfa 17 - Metis·Kitabı okudu
Gerçek bir ilişkide, iki taraf da diğerinin duygusal iyiliğini kendi sorumluluğu olarak görür.
Sayfa 233·Kitabı okudu
“Mutluluk ancak paylaşıldığında gerçektir.”
Sayfa 105·Kitabı okudu