Giderken ardına bakmaz insan,
çünkü bakmak
bir ihtimal anlaşılmaya hâlâ inanmaktır.
Oysa umut,
çoktan yırtılmış bir mektubun
bir köşesinde unutulmuştur.
Kimi zaman konuşmak istemezsin,
çünkü kelimeler yetmez,
çünkü duyan kulak yok,
çünkü herkes
yalnızca cevabını bildiği soruları sorar sana.
Bir suskunluk büyür içten içe,
bir yalnızlık değil bu,
daha fazlası:
anlatsan da duyulmayacak olmanın kesinliği.
Bir öfke değil bu,
daha derini:
kendini terk edişin sancısı.
Ve insan,
herkesin içinde,
kimseye değmeden yürür gider.
Bir yabancıya dönüşür
kendi cümlelerinde bile.
Ve en sonunda,
belki bir balinanın içi
kalabalıktan daha sıcak gelir