Ufak bir plan
MERAK EDİN. DIŞARI ÇIKIN. Zamanında yatın. Susuz kalmayın. Diyaframdan nefes alın. Sizi mutlu eden şeyleri yiyin. Yaşamanıza izin verecek kadar esnek bir rutin yaratın. Nazik olun. Herkesin sizden hoşlanmayacağını kabul edin. Hoşlananların kıymetini bilin. Sizi tanımlamalarına izin vermeyin. Bazen de başarısız olacağınızı kabullenin. Elinizdekilerin değerini bilin. Yaşamla aranıza girecek şeylere hayır demeyi öğrenin. Hayata katılmanızı sağlayacak şeylere evet deyin.
Arkadaşlık açıklanması zor bir ilişkidir; iyi arkadaşlıktan söz ediyorum ama sahte olmayanından, yalansızından. Duygularla, alışkanlıklarla, masumiyetle ilgili bir şey gibi geliyor arkadaşlık bana. Nitelikleri iyi diye bir insanı arkadaş olarak seçemezsiniz. Her zaman kazançlı çıkabileceğiniz bir alışveriş değildir arkadaşlık. Öyle arkadaşlıklar vardır ki devam etmesi için belki sürekli kaybetmeniz gerekir. Bu kaybedişin verdiği anlam, bazen kazanacaklarınızdan daha doyurucu olabilir. Davranış bilimciler ne derse desin, bence arkadaşlık... uygun sözcüğü bulmakta zorlanıyorum.
Bence arkadaşlık sadece arkadaşlıktır. Birini görmek size iyi geliyorsa, onu dinlemekten, ona anlatmaktan hoşlanıyorsanız, çirkinliği, aptallıkları onu küçümsemenize yol açmıyorsa, güzelliği, zekâsı bir parça sizi kıskandırsa da gurur duymanızı sağlıyorsa, onunla abuk sabuk konular hakkında bile sohbet etmek sizi rahatlatıyorsa, onu arama gereği duyuyorsanız, onu düşündüğünüzde yüzünüzde rahat, geniş bir gülümseme yayılıyorsa sorun kalmamıştır ; o kişi arkadaşınızdır.
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir... gider gelirdi...
Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi.
Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı.
Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir... gider gelirdi...
Hiç farkına varmadan babası olmuştu.
Kalbini karısına açmayan, evinin dışındaki hayatı evinin içindekinden daha önemli bulan, evdeki yürek sızılarını anlamayan, anlasa da umursamayan, çehresi daima asık, sesi daima gür ve azarlamaya hazır babası.