Yaşamak, insanın ömrü boyunca kaçmaya çalıştıklarına tek tek yakalanma tecrübesidir. Bazılarından biraz daha uzun süre kaçabiliyoruz ama er ya da geç yakalanıyoruz. Yaşlanmak, artık kaçma teşebbüsünde bulunamayacak kadar yorulmak demektir. Gençler kaçarlar, yaşlılar beklerler; mukadder olan nerede olursak olalım gelip bizi buluyor.
Bir kadına âşık olmak demek, o kadının elini sürdüğü en ölümcül yaranın bile o anda iyileşeceğine dair mutlak bir inanca sahip olmak demektir. Bir kadına âşık olmak demek ona doğru yürürken attığın her adımda sızılarının da dinmesi demektir.
Kör oldum. İçime bakarken gözlerim karardı, başım döndü ve tutunacak bir şey bulamadım. Başımı kaldırıp karşımdaki kadına baktım, ona tutundum son bir hamleyle, sonra da içimdeki hiçbir şeyi görmez oldum. Derin bir kuyuya düşmemek için bir kadına tutundum ama asıl kuyu oradaymış, bilememişim. O an düşsem sadece ölecektim, şimdi hâlâ düşüyorum ve bu sonrasızlık düşüncesi ölmekten daha çok acı veriyor.