"Eğer ölüm kalım meselesi olan bir sorunu çözmek için yalnızca bir saatim olsaydı 55 dakikasını doğru soruyu sormak için harcadım çünkü doğru soruyu bulduktan sonra sorunu beş dakikadan daha kısa sürede çözebilirdim"
Albert Einstein
İstanbul 'da ikdam gazetesindeki odasında, Yakup Kadri Karaosmanoğlu başmakalesini yazmaktaydı:
".. Bir yükselişin başlangıcındayız. Bir yücelme, bir yeniden doğuş, bir şafak! İsmet Paşa adındaki bir serdarın kılıcı tarihi ikiye böldü. Dört beş günden beri bütün doğu alemi ve bütün Asya için yeni bir devir açılmıştır..."
Bir patırtı, bir gürültü. Beyannameler, telgraflar... Sanki birşeyler oluyor, bir şeyler olacak... Ayol şuracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. Dört tarafımız açık. Dünya vaziyetimizi biliyor. Hülyanın, blöfün sırasımı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Bari kavuklu gibi bende sorayım:
-Kuzum Mustafa, sen delimisin?
Yazar Refik Halit Karay
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak;herkesden daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...