Saliha

Saliha
@Bahilas
design(film+graphic) Photographer
13 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Saliha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·236 syf.·
2022 9. kitabı
Beyhan Budak
8.6/10 · 7,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bütün fotoğraflar memento mori niteliği taşır, yani ölümü akıldan çıkarmamaya yarar. Bir fotoğraf çekmek, başka bir insanın (ya da şeyin, durumun vb.) ölümlülüğüne, incinebilirliğine ve dönüşebilir haline dahil olmaktır. Söz konusu anı dilimleyerek donduran bütün fotoğraflar, zamanın amansız eriyişinin tanığıdırlar.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Felsefe-Fotoğraf
Fotoğraf, şekilden şekle giren bir saklamayı temsil eder. En basit haliyle hepimiz, kalbimizde aziz bir yeri olan bir kişi ya da şeyi fotoğraf aracılığıyla kendimize saklar, eşi bulunmaz saydığımız nesnelerin karakterinin bir kısmını taşıyan fotoğrafları muhafaza ederiz.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Felsefe-Fotoğraf
Fotoğraf Üzerine
Puan vermedi·256 syf.··
2020 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 20:20
Susan Sontag, Fotoğraf Üzerine kitabının sunuşunda bu kitabın yazımına dair her şeyin bir denemeyle başladığını belirtiyor. Daha önce bir dergide yayımlanan fotoğrafların anlamı ve gelişim seyri hakkında bir dizi deneme üzerinde çalışarak bu denemeleri, dergi editörü arkadaşı Robert Silvers ve Barbara Epstein’in teşvikleri ile bir kitap haline getirdi. Bu kitap; Platon'un Mağarasında, Fotoğraflardan Bakılınca-Puslu Görünen Amerika, Melankoli Nesneleri, Görünüşteki Kahramanlık, Fotoğrafın Getirdiği Müjdeler, Görüntü-Dünyası ve son olarak Fotoğrafla İlgili Özlü Sözler bölümü ile beraber yedi bölümden oluşmaktadır. Bu kitap fotoğraf ve fotoğrafçılık ile ilgili teknik bilgilerden ziyade fotoğrafın ilk kez nasıl bulunduğunu, günümüze kadar nasıl geldiğini, insanlar tarafından nasıl anlaşıldığını, fotoğrafın nasıl yorumlandığını, hangi dönemler nelerin fotoğrafını çekmenin daha popüler olduğunu, hangi fotoğrafların insanları etkilemeye başladığını ve fotoğrafın hayatımıza neleri getirip neleri götürdüğünden bahsediyor. Fotoğrafın resim, müzik, sinema gibi sanatlarla ilişkisine değinen yorumlarda bulunuyor ve fotoğrafın bir sanat olarak kabul görüp görmeme durumunu derinlemesine inceliyor. Özellikle resim sanatı ile fotoğrafı birçok açıdan karşılaştırıyor. “Fotoğrafın bir sanat olup olmadığı meselesi, özünde yanıltıcı bir meseledir.” ve “Fotoğraf başlı başına bir sanat formu olmasa bile her türlü konusunu sanat eserine çevirme gibi özgül bir kapasiteye sahiptir. Fotoğrafın bir sanat olup olmadığı meselesinin yerini, artık fotoğrafın sanatlara yeni hedefler bildirmesi (ve yaratması) gerçeği almıştır.” der Susan Sontag. Fotoğraf Üzerine kitabında fotoğrafın her alanda nasıl detaylı bir şekilde kullanılmaya başladığını bize yer yer ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Kullanıldığı
Felsefe-Fotoğraf
Fotoğraf ÜzerineSusan Sontag · Agora Kitaplığı · 2011280 okunma
Sultan Hamid Düşerken
Puan vermedi·265 syf.··
2020 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 06:00
II. Meşrutiyet’in ilanından II. Abdülhamid’in tahttan indirilişine değin geçen toplumsal ve si- yasal olayları ele alan Sultan Hamid Düşerken, başarılı bir tarihsel roman örneği sayılmaktadır. Yapıt 1976 yılında Kemal Bekir tarafından Düşüş adıyla oyunlaştırılmıştır. Kitaba biraz ön yargılı başladığımı söyleyebilirim. Eser, akıcı bir roman fakat biraz ilerleyene kadar kitabın içine bir türlü giremedim. İlk birkaç bölümü tekrar tekrar okudum. Bunda belki de kitabın yoğun ve ağır dili de etkilidir. Normalde okuduğum kitapların dili böyle olmadığından olsa gerek kitabın temposuna ayak uydurmakta biraz geciktiğimi hissettim. Kitaba başladığında benim gibi hisseden okurlar olmuş mudur veya olur mu bilmem ama biraz sabredip ilerledikçe kitap sizi konunun içine çekiyor ve hikâyenin akıp gittiğinin farkına varıyorsunuz. Kitabın anlatım dilinden bahsetmişken yazar tüm eserlerinde aynı ağır dili kullanır. Bu konu ile ilgili Varlık Dergisi’ni beraber kurduğu arkadaşı Yaşar Nabi Nayır, Nahid Sırrı Örik hakkında şunları söyler: “Ömrünün bir kısmı Fransa’da geçtiği ve Türkçe bilgisi kitabi olduğu için koyu bir Osmanlıca ile yazıp konuşmaktan çok haz ederdi. Sonraları bu tutumunu vazgeçemediği bir huy haline getirerek bile bile çağına aykırı düşen bir dille yazmayı sürdürdü.” Kitap konu olarak yıllardır iktidarda olan Sultan Abdülhamid’in son yıllarını, paşalığı elinden alınacak korkusu yaşayan Mehmet Şehabettin Paşayı, kızı Nimet’i ve İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarından Binbaşı Şefik Bey’in etrafında gelişen olayları ele alıyor. Okuyucuları başarılı kurgusu ve karakterlerin etrafında gelişen olay örgüsü ile sürükleyici bir dönemin içine çekiyor. Kendinizi zaman zaman romanın içinde görünmez bir izleyici olarak Nimet ve babası Mehmet Şehabettin Paşa’nın yanında, konaklarında
Edebiyat
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017627 okunma