Dönüş yolunda mezarlığın yokuşunu çıkarken yıldızların hepsinin kafamdaki bir düşünce, bir an, bir bilgi, bir hatıra gibi olduğunu hissettim. İnsan hepsini aynı anda düşünemiyor ama görebiliyordu. Aklımdaki kelimelerin, aklımdaki hayallere yetişememesi gibi bir şeydi bu. Kelimeler duygularıma yetişemiyor ve yetersiz kalıyorlardı.
Öyle ki bir kere gerçekten şaşıran ve hayrete düşen hele bu şaşkınlık kendisi ile ilgili ise bir daha tam emniyet ve güven duyamaz. Hep biraz şaşkın kalır.