Bir dereye baktığınızda, suyu, köpükleri, suların içinde dans eden otları görürsünüz ama, asıl olanı kaçırırsınız. Asıl olan akıntıdır, harekettir, o derenin hayatıdır... İnsan vücudunun da bu örneğe uygun olmadığını kim iddia edebilir? Kan dolaşımı karmaşasının, kalp atışlarının, kimyasal salgıların altında bütün bunları harekete geçiren bir yaşam enerjisi bulunmadığını kim söyleyebilir?
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır.